Her 6 ayda bir yenilenen kemiklerin egzersizle güçlendirilmesi, kışın muhtemel kayıp düşmelerde kişiyi kemik kırılmalarına karşı koruyor
Yrd. Doç. Dr. Yalçın Kaya, genelde cansız nesneler ya da iskeletin''kuru'' parçaları olarak düşünülen kemiklerin, aslında canlı birer organizma olduğunu, vücut için en önemli maddelerden biri olan kanın da kemik iliğinde üretildiğini söyledi.
Her 6 ayda bir yenilenen kemiklerin egzersizle güçlendirilmesinin, kışın muhtemel kayıp düşmelerde kişiyi kemik kırılmalarına karşı koruduğu bildirildi.
Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yalçın Kaya, genelde cansız nesneler ya da iskeletin ''kuru'' parçaları olarak düşünülen kemiklerin, aslında canlı birer organizma olduğunu, vücut için en önemli maddelerden biri olan kanın da kemik iliğinde üretildiğini söyledi.
Kaya, tüm canlıların havaların soğumasına karşı, çeşitli savunma sistemleri geliştirdiğini, hayvanlarda olduğu gibi insan vücudunun da kış şartlarında üşümemek için deri altına yağ toplama eğilimine girdiğini belirtti.
ençle karşılaşan kemik daha sağlam
Pek çok kişinin ''kışın kilo alma'' da denilen vücut yağlanmasını engellemek için rejim yaptığını ya da çeşitli spor faaliyetlerini artırma yoluna gittiğini ifade eden Kaya, şunları kaydetti: ''Canlı birer organizma olan kemiklerimiz, içinde bulunan canlı hücreler sayesinde, belli dönemlerde kendilerini yenilerler. Ancak, bu değişim süreci içinde üzerine herhangi bir yük binmeyen ya da dirençle karşılaşmayan kemikler, daha dayanıklı olmalarına gerek duymadığını hissederek, en az dayanıklı şekilde gelişir. Kemikler için özel ağırlık egzersizleri yapılmadığı takdirde, özellikle kış aylarında küçük çaplı düşüp kaymalarda bile kolayca kırılabilir. Her 6 ayda bir yenilenen kemiklerin egzersizle güçlendirilmesi, kışın muhtemel kayıp düşmelerde sizi kırılmalara karşı koruyacaktır.''
Gelişigüzel antibiyotik kullanmayın
Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Giresun AIDS Savaşım Derneği Başkanı Dr. Mustafa Torun, hastane enfeksiyonlarının önlenmesi için gerekmedikçe hastanede yatılmaması, gelişigüzel antibiyotik kullanılmaması, hijyen kurallarına uyulması gerektiğini bildirdi.
Torun, son zamanlarda, büyük ilaç firmalarının da desteğiyle gelişigüzel ve akılcı olmayan antibiyotik kullanımının birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de önemli sorun haline geldiğini ifade etti.
Torun, ''Aşırı antibiyotik kullanımına paralel olarak hastanelere aşırı başvuru, hastaneye yatırma kurallarının zorlaşması, evde tedavi edilecekken hastanede yatırarak tedavi etme, hastanelerde uzun süreli yatış, yoğun bakım servislerinin çoğalması, buralarda hijyen koşullarına uyulmaması, aletlerin kurallara uyulmadan hastalar üzerinde denenmesi hastane enfeksiyonlarının ortaya çıkmasında etken olmaktadır'' dedi.
Hastaların zaman zaman çok dirençli mikroplarla karşılaştığına ve iyileşebilecek hastanın daha çok hastalanması hatta ölmesi gibi durumlar ortaya çıkabildiğine işaret eden Torun, şöyle konuştu:
Son yıllarda insan yaşamını tehdit eden ve önemli sağlık sorunlarından biri olan hastane enfeksiyonlarına karşı duyarlı olunmalıdır. Gerekmedikçe hastanede yatılmamalıdır. Gelişigüzel antibiyotik kullanılmamalı, hijyen kurallarına uyulmalı, hasta refakatçileri eğitimli olmalı, el yıkama alışkanlığı kazanılmalıdır.
MİLLİ GAZETE 22.11.2004