Bakan Şahin, dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilişkilerine ilişkin genelge yayınladı
Bakanlıklara, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na, 81 il valiliğine ve Vakıflar Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatına gönderilen genelgede, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşlarıyla İlişkilerine Dair Kanun’un 29 Ocak 2004’te yürürlüğe girdiği ve uygulamasına açıklık getirmek üzere 2004/5 ve 2004/15 sayılı genelgelerin çıkarıldığı hatırlatıldı.
Yürürlüğe 21 Eylül 2004’te giren 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5072 sayılı kanundaki “kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde” ibaresinin, “31 Aralık 2005 tarihine kadar” şeklinde değiştirildiği belirtilen genelgede, kanuna eklenen geçici madde ile kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili almış oldukları isimler ile tüzük ve senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulduğu kaydedildi.
Genelgeye göre, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı dışındaki Türk Medeni Kanunu’na göre kurulan tüm vakıfları ve bu vakıf tüzel kişilikleri içerisinde yer alan vakıf iktisadi işletmelerini kapsayan 5072 sayılı Kanun’un uygulanmasında, meslek kuruluşları kamu kurumu veya kuruluşu olarak değerlendirilmeyecek.
KAMU BİNALARINDA OLMAYACAKLAR
5072 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olup da halen sona ermemiş bir sözleşmeye dayanmadıkça bu kanun kapsamındaki vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremeyecek ve bu kuruluşlara ait araç ve gereçleri kullanamayacak.
Ancak, zihinsel, bedensel ve benzeri engelli ve özel bakım, rehabilitasyon ve eğitime muhtaç çocuklara hizmet veren kamu kurum ve kuruluşlarına ait merkezlerde aynı amacı taşıyan vakıfların uzman ve gönüllülerine sadece bu hizmetleri yürütmek üzere yer ayrılacak.
Ayrılan bu yerlerin vakıf bürosu veya birimi şeklinde kullanılmaması, bu yerlerde bağış ve yardım kabul edilmemesi ve ticari faaliyette bulunulmaması, vakıf organlarının bu alanda yer almaması gerekecek. Türk Medeni Kanunu’na göre kurulan vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında hiçbir karşılık alamayacak.
Vakıflar öz kaynakları ve gelirlerinin yeterli olması halinde amaçları doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek ve 5072 sayılı Kanun gerekçe gösterilerek personelin işine son verilmeyecek. Vakıflar kendilerine ait araç, gereç, her türlü demirbaş, sarf malzemelerini vakıf senedi hükümlerine göre ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlayıp, bedelsiz olarak devredebilecek, kullandırabilecek.
Vakıf senedinde hüküm olması kaydıyla vakıflar, kamu hizmetlerini desteklemek amacıyla karşılık beklemeksizin kamu kurum ve kuruluşlarına bağış, yardım gibi katkılar yapabilecek. Ancak, kamu kurum ve kuruluşları ihtiyaç olan araç, gereç, evrak, form ve benzeri malzemenin sağlanmasını vakıflardan isteyemeyecek. Vakıf senedinde hüküm olması kaydıyla karşılık beklemeksizin kamu kurum ve kuruluşlarına vakıflarca katkı yapılabilecek.
Kamu kaynak aktaramayacak
Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden kanun kapsamındaki vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamayacak. Hiçbir kamu görevlisi mesai saatleri içinde vakıf hizmetlerinde çalıştırılamayacak. Mesai saatleri dışında çalıştırıldığında kendisine ücret ödenemeyecek. Vakıfların yardım toplama ve bağış kabul hizmetlerinde ise hiçbir şekilde kamu personeli çalıştırılamayacak.
Kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde bulunan veya bu kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili vakıflar ile bunların sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketler, bu kurum ve kuruluşların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre yapacakları ihalelere katılamayacakları gibi bu kurum ve kuruluşlar içerisinde bulunan veya her ne şekilde olursa olsun bu kurum ve kuruluşlarla ilgili Hazine’ye ait taşınmazların da ihalelerine katılamayacak.
Vasiyetname ile kurulmuş olup, vasiyetname gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yönetilen ve temsil edilen vakıfların senedinde 5072 sayılı kanunda öngörülen değişiklikler yapılacak ve tescil için mahkemeye başvurulacak, aksi takdirde bu gibi vakıfların yöneticileri hakkında 5072 sayılı Kanun’da öngörülen yaptırımlar uygulanacak.
5072 sayılı Kanun’da, vakıf senedinde yapılması gereken değişikliklerin gerçekleştirilmesi için mahkemeye başvurma süresi 31 Aralık 2005 olarak belirlendi.Genelge ile 2004/5 ve 2004/15 sayılı genelgeler yürürlükten kaldırıldı.
Milli Gazete / 26.11.2004