İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

1 laboratuvara 28 bin kişi

1 laboratuvara 28 bin kişi
Türkiye
|

Eğitim-Sen araştırdı: Karadeniz'de bir dil laboratuvarına 28 bin öğrenci düşüyor. Okullarda rehberlikle müzik odası ve kütüphane çok az, revir ise yok. Bir tuvaleti 134 öğrenci kullanıyor

Eğitim-Sen, AB kapısındaki Türkiye'de ilköğretim okullarının fiziki koşullarını saptadı. Buna göre bir fen laboratuvarı başına 1324, bilgisayar laboratuvarı başına 2 bin 255 öğrenci düşüyor. Marmara'da bir dil laboratuvarından 23 bin, Karadeniz'de 28 bin 422 öğrenci yararlanıyor. Güneydoğu'da bir dersliğe 89, Marmara'da 71 öğrenci düşüyor. Dört okuldan sadece birinde kütüphane var. Bir kütüphaneden ortalama 1609 öğrenci faydalanıyor. Eğitim-Sen, Türkiye çapında 30 il ve 711 ilköğretim okulunu kapsayan 'Türkiye'deki ilköğretim okullarının fiziki yapı ve donanım durumu' başlıklı araştırmasında, eğitimin fiziki koşullarının fotoğrafını çekti. Araştırma kapsamında olan ve 860 bin öğrencinin eğitim gördüğü, 22 bin öğretmenin görev yaptığı okulların durumu şöyle: Marmara'da bile durum kötü Okulların en büyük eksikliklerinin başında laboratuvar geliyor. Güneydoğu'da bir fen laboratuvarına 2 bin 576, bir bilgisayar laboratuvarına 1932, bir dil laboratuvarına 15 bin 452 öğrenci düşüyor. Marmara'da durum daha kötü. Bir fen laboratuvarından 1725, bir dil laboratuvarından 23 bin, bilgisayar laboratuvarından 3 bin 136 öğrenci yararlanıyor. Bir sınıfta 60 kişi Bir okulda ortalama 21 derslik var. Derslik başına düşen ortalama öğrenci sayısı ise 60. Güneydoğu'da bir dersliğe 89, Marmara'da 71 öğrenci düşüyor. Bu konuda 'iyi' sayılan Doğu Anadolu ve Ege bölgelerinde derslik başına düşen öğrenci sayısı 51. Her üç okuldan ikisinde hâlâ ikili öğretim yapılıyor. Bu uygulamada yüzde 92 ile Güneydoğu birinci sırada yer alıyor. Dinçer: Daha fazla kaynak Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, araştırmanın sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'den müzakere tarihi almak için uğraşan Türkiye'nin eğitim sorunları devam ediyor. 21. yüzyılı yaşayan Türkiye'nin eğitimi içler acısı. Tüm bu olumsuz koşullara karşın veli, öğretmen ve öğrencilerin özverili çalışmaları sonucu eğitim sistemi ayakta durmaya çalışıyor. AB ülkelerindeki standarda yaklaşabilmek için bütçeden eğitime yeterli kaynağın ayrılması gerekiyor." dedi. RADİKAL 16.12.2004
AKRA