İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Gençler ‘misyoner’ kıskacında

Gençler ‘misyoner’ kıskacında
Türkiye
|

Psikolojik terapi, meditasyon adları altında gençler üzerinde büyük oyunlar oynanıyor

BASK'a bağlı Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, ekonomik, psikolojik sorunlar altında ezilen ve sosyal uyum zorlukları yaşayan gençlerin büyük bir bölümünün moral bozukluğu tedavisi vaadiyle 'psikolojik terapi', 'meditasyon' adları altında misyonerlerin ağlarına düştüğünü kaydetti. Ülke tehlikeye girer! Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıkları ve sivil toplum örgütlerini bu sosyal tehlikeye karşı daha duyarlı davranmaya davet eden Avcı, aksi takdirde ülke gençliğinin misyonerlerin kıskacında olduğuna dikkat çekti. Konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yapan Avcı, içlerine döviz konularak ücretsiz dağıtılan İncil'lerin araç olarak kullanıldığı ve bir takım gizli/kapalı mekanlarda toplantı yapılarak gençlerin kandırıldığını ve özellikle ekonomik durumu kötü olan gençlerin tespit edilip, hedef alındığını ifade etti. Gençlerin beyinleri yıkanarak kültür ve değerlerinden soğutulduğuna dikkat çeken Avcı, "Dünyada geçerli ve evrensel kültür dinin batı medeniyeti ve Hristiyanlık olduğu, İslam dininin ve Türk kültürünün ilkel ve bağnaz bir din-kültür olduğu inancı pompalanarak gençlerimiz aldatılmaktadır" dedi. 12 bin kilise-ev... Veli ve öğretmenlerin bu konuda bir şeyler yapılması için kendisine başvurduğunu ifade eden Avcı, bazı öğrencilerin kiliselerdeki toplu ayinlere katıldıklarını, diğer arkadaşlarını da buna teşvik ettiklerini ve okullarda bu durumun övünç kaynağı olarak öğrenciler arasında konuşulduğunu belirtti. Misyonerlerin çıkar, ikna ve telkin metodlarıyla gençleri kandırdıklarını, hatta zorladıklarını vurgulayan Avcı, Türkiye'de son iki yıl içinde 12 bin kilise-ev açılırken 34 bin kişinin de din değiştirerek Hristiyan olduğuna dikkat çekti. Milli Eğitim’in görevi Başta Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Diyanet olmak üzere tüm sosyal ve sivil örgütlerin acilen bu konuya eğilerek sosyal tehlikeye karşı kararlı önlemleri almasını isteyen Avcı, "Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde ezbere dayalı ve üstün körü bir din bilgisi sunan eğitim anlayışını bırakıp, kendi öz değer ve kültürüyle barışık hatta bunları yaşayan, savunan bireyler yetiştirmeliyiz" dedi. MİLLİ GAZETE 05.01.2005
AKRA