İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Misyonerlerin hedefi gençler

Türkiye
|

Tarsus Uluslararası Protestan Kilisesi Başpapazlığı’nın ardından tekrar Müslüman olan İlker Çınar, misyonerlerin, özellikle Kürt ve Alevi kökenli gençleri hedef seçtiğini söyledi.

Mersin’in Tarsus İlçesi’nde, uzun yıllar Tarsus Uluslararası Protestan Kilisesi Başpapazlığı’nı yapan ve Türk gençlerini Hristiyan yapmak için misyonerler ile birlikte çalışan ancak sonra tekrar Müslüman olan İlker Çınar, misyonerlerin amacının Türkiye’yi bölmek olduğunu, bu oyun için özellikle Kürt kökenli ve Alevi gençleri seçtiklerini ileri sürdü. Yaklaşık 15 yıl bu camianın içinde bulunduğunu ifade eden İlker Çınar, bu komplonun içinde olmasının kendisini rahatsız ettiğini ve sonunda doğru yolu bulduğunu söyledi. Bunu yapmakla vatanına, milletine karşı olan sorumluluğunu yerine getirdiğine inandığının altını çizen Çınar, “Eğer devam etmiş olsaydım hem vatanım hem de milletimiz için iyi olmayacaktı. Ortada akla hayale gelmeyen büyük entrikalar dönüyor. İstenen sadece bir kiliseye gelme, ibadet etme gibi işin ruhsal boyutu değil. Aynı zamanda Türkiye’nin coğrafi yapısının değiştirilmesi var. Etnografik yapının insanların karakter, kültürel yapısının değiştirilmesi var. Bir Türk olarak kabul edemeyeceğim şeylerin yapılması beni rahatsız etti’’ dedi. Misyonerlerin hedef kitle olarak özellikle Kürt kökenli ve Alevi gençleri seçtiğini vurgulayan İlker Çınar, bu vatandaşların arasından seçilen gençlere Hristiyanlık anlatılarak kültürel yapının bozulmasının ve yeni bir oluşum meydana getirilmesinin planlandığını iddia etti. Çınar, ‘’Meydana getirilen bu kitle daha sonra hareket edecekti. Amaç burada Hristiyanlığı yaymak, İsa’yı anlatmak değil. Bunu kimlik olarak kullanıyorlar. Bu bir Makyavelizm’dir. Amaç için her yolu araç olarak kullanıyorlar. İnsanların inançları değiştiriliyor, bakış açısı değiştiriliyor. O insanlar farklı bir kalıba sokuluyor. Ben buna dayanamadım. Bu hizmeti sürdüremezdim. Bir Türk olarak bu zincirin halkasını kırdım’’ şeklinde konuştu. Kendisinin, misyonerlerin Türkiye için yetiştirdiği en önemli 10 adamdan biri olduğunu ifade eden İlker Çınar, şunları söyledi: ”İncil okulundan iyi bir ders aldım. En az 100 tane profesörden ders aldım. Beni tam donanımlı insan olarak yetiştirdiler. Ama benim kanımı değiştiremediler. Kanımın Türk olması beni bu noktaya getirdi. Ben bu halkayı kırdım. İster Kürt olsun, ister Arap olsun, ister Çerkez, ister Türk olsun. İnsanlarımız sakın bu oyuna gelmesin. Çünkü bunların oyunu ile bu ülke parçalanmak istenmektedir. Burada oryantalizmin bir kolu olan dini kullanıyorlar. Dini kullanarak dini duyguları gelişmemiş insanlarımızı kullanıyorlar. Yeni bir jenerasyon yaratıyorlar. Amaçlarına ulaşacaklar. Onların kullandığı en önemli silah sevgidir. Sevgi anahtarı ile insanlara yanaşıyorlar. İnsanların sorunları ile ilgileniyorlar. Onlar için para sorun değil. Her türlü harcamayı yapabiliyorlar. Bu adamlar seni seviyorum diyerek insanlara yaklaşıyorlar. İnsan da en çok sevgiye ihtiyacı olduğu için bunlara kanıyorlar. Bu insanlar aslında sevmiyor. Seviyor gözüküyor. Bizim için sevgiyi düşünmüyor. Sevgiyi bizi yok etmek için kullanıyorlar. Seni seviyorum diyorlarsa düşmeyin. Bunlar sahtekardır. Amaçları farklıdır. Bizi asimilasyona uğratıyor. Onlar her zaman kendileri birincidir, azınlıklar ikincidir. Biz ise her zaman üçüncüyüz. Lütfen bu oyunlara gelmeyin. Onlara tokat atsanız, onlar öbür tarafını dönecektir. Geçmişteki Ermeni soykırımını, azınlıkların ayaklanmasını sağlayan bu misyoner örgütlerdir. Kelime-i Şahadet getirerek tekrar Müslüman olduğunu vurgulayan İlker Çınar, ben hür irademle İslamiyet’i kabul ediyorum. İslamiyet sevgidir, hoşgörüdür. Biz onlarla birlikteyken insanlara İslamiyet’i terörizm ve yobaz olarak tanıttık.’’ Tarsus’taki çalışmalarına da değinen Çınar, “Tarsus’ta 5 bin tane İncil dağıttık. Dağıttığımız İncil ile insanlarla diyaloğa geçtik. Bu diyalogla İsa’yı ve Hıristiyanlığı sevdirdik. Tarsus’ta mahalle mahalle okul okul, ev ev profesyonel bir çalışma yapıyorduk. Hıristiyan olduğuna inandıkları kişilere inanılmaz derecede yardım ediyorlardı. Tarsus’ta samimi olarak kendini Hıristiyan gören 50 kişi var. Saint Paulus Kilisesi ve ev kiliselerde gayri resmi faaliyet yapıyorduk’’ dedi. İlker Çınar’ın yardımcılığını yapan Sinan Yorulmaz ise, anne ve babalara seslenerek, çocuklarına sahip çıkmalarını ve onlardan kesinlikle sevgiyi esirgememelerini istedi. MİLLİ GAZETE 03.02.2005
AKRA