İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

'Mevsimler değişecek'

'Mevsimler değişecek'
Yaşam
|

NASA geçen yılın 1800'lerden beri dünyanın geçirdiği en sıcak dördüncü yıl olduğunu açıkladı. 1998'in kayıtlarda yer alan en sıcak yıl olduğu, onu 2002, 2003 ve 2004'ün izlediği belirtildi.

Dünyanın sera etkisi oluşturan gazların artışı nedeniyle 30 yıldır hızla ısındığını belirten NASA uzay çalışanlarından James Hansen , 2004'ün sıcaklık ortalamasının 1951-1980 arası sıcaklık ortalamasının 0.48 derece üstünde olduğunu kaydetti. BU YIL 'SICAK' OLACAK Hansen, ayrıca dünyanın artık güneşten daha fazla ısı aldığına fakat geçmiş yıllara oranla bu ısının daha az bir kısmını geri gönderdiğine dikkat çekti. Bu fazladan ısının El Nino etkisiyle birleşmesiyle 2005'in 2003 ve 2004'ten ve hatta geçen yüzyılın en sıcak yılı olan 1998'den bile daha sıcak geçmesinden endişe ediliyor. El Nino gibi büyük iklim olaylarının sıcaklığı arttırıcı etkide bulunabilmesiyle birlikte, iklim değişikliklerinde insanın meydana getirdiği kirliliğin asıl rolü oynadığı biliniyor. Bilim adamları insan etmeninin gelecekteki iklim değişikliklerini nasıl tetikleyebileceğini anlamak için çalışmalarını sürdürüyorlar. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde küresel ısınmanın mevsimsel değişikliklere neden olabileceği öne sürüldü. 1951-1980 arası sıcaklık değerle riyle karşılaştırıldığında 2004'te en sıcak bölgelerin Alaska, Hazar Denizi ve Antarktika'da olması diğer taraftan son beş yılın sıcaklık değerleriyle karşılaştırıldığında ABD'nin özellikle yazın daha soğuk olması bu öngörüyü destekliyor. KYOTO SÖZLEŞMESİ YÜRÜRLÜĞE GİRİYOR, ABD İNADINDAN VAZGEÇMİYOR Uluslararası Kyoto İklim sözleşmesi, 16 Şubat'ta yürürlüğe giriyor. Ancak yeryüzünün seraya dönmesine yol açan gazların beşte birini tek başına atmosfere salan ABD'nin onaylamaya yanaşmaması nedeniyle, sözleşmenin yeryüzü ve canlılar bakımından sağlayacağı yararın sınırlı olması bekleniyor. Kyoto sözleşmesi, sanayi ülkelerini başta CO2 olmak üzere dünyanın ısınmasına yol açan gazların emisyonunu sınırlandırmak zorunda bırakıyor. Sözleşme, fosil enerji kaynaklarının kullanımına da kısıtlama getirilmesini gerektiriyor. BM'ye göre, atmosferdeki karbondioksitin yüzde 80'i, fosil enerji kaynaklarının ulaşım, ısınma ve sanayi alanlarında kullanılmasından kaynaklanıyor. Sözleşmede, Kuzey ülkelerinin gaz emisyonunun 2008'de 1990'a göre yüzde 5,2 azaltılması öngörülüyor, bu amaçla her ülkeye kota konuyor. Ancak ABD geri adım attığı için, gaz emisyonundaki azalma yüzde 5,2 yerine ancak yüzde 2 olabilecek. Sözleşmeyi onaylamayı reddeden ABD, büyümesini sürdürerek 2012'de yüzde 7'nin altına düşmesi gereken CO2 kotasını yüzde 30'un üzerine çıkarmayı hesaplıyor. CUMHURİYET 11.02.2005
AKRA