İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Mutluluk nedeni aranıyor

Türkiye
|

Uzmanlar, DİE'nin anketine yansıyan Türk halkının mutluluğunu farklı nedenlere bağlıyor: 'Şükür, durumum komşumdan daha iyi' anlayışı, 'Nasılsın' diyene 'İyiyim' deme alışkanlığı.

Devlet İstatistik Enstitüsü'ne (DİE) göre Türk halkının yüzde 48.7'si 'mutlu' ama sosyolog ve sosyal psikologlar bu sonuca mesafeli yaklaşıyor. Çeşitli üniversitelerde görev yapan sosyolog ve sosyal psikologlara göre bu sonuç, insanların kendilerini daha kötü durumdakilerle kıyaslamasına, 'durumuna şükretmesine' bağlı ve derinlemesine bir araştırma sonuçları büyük ölçüde değiştirebilir... 'Türk rüyası' başlıyor... Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ali Akay: Türkiye son 10 yıldır eğlence toplumu haline gelmeye başladı. İster kriz olsun isterse hayata dair mutsuzluklar olsun, 'Türk rüyası' diye bir şeyden bahsedilebilir artık. Herkesin sosyal katmanlarda yükselme umudu var. 1980'li yılların terimiyle, 'köşeyi dönme' umudu var. Bu da mutluluk kaynağı olur. Mutluluk da bu rüyanın bir parçası. Büyü gibi bir şey. Eğer büyüye inanıyorsanız varlığını kabul edersiniz, inanmıyorsanız 'büyü yoktur' dersiniz. Türkiye'deki mutluluk da hayal ettiği dünyanın imkânlarını düşlemek... Aslında karamsar, depresyon içindeki toplumun mutlu olduğunu düşünmesi de güzel..." 'Çok mutlular en fazla yüzde 7' Mersin Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Sosyal Psikolog Prof. Dr. Ünsal Yetim: Bu konu üzerinde yıllardır çalışıyorum. Doktora tezim de bu konudaydı. DİE soruları nasıl sormuş bilmiyorum. Çalışmalarıma göre Türkiye'de 'çok mutlu'ların oranı yüzde 7'yi aşmıyor. Olaya nereden baktığınız önemli. Mutsuzların oranı da yüzde 50'yi aşıyor. Sosyal göstergeler ortaya çıkarılacaksa daha derinlemesine araştırma yapılmalı. Türkiye'de kişilerin alışılmış bir jargonu var. 'Nasılsın' diye sorarsanız, 'iyiyim, mutluyum' der, şükreder. Ama soruyu derinleştirirseniz, tam tersi sonuç çıkar. İnsanların geleceğe yönelik projeleri yoksa, ekonomik durumları iyi değilse, kıyaslamayı en yakın komşusuna göre yapıyor. 'Komşum Ahmet nasılsa ben de öyleyim' diyor. 'Her şeye rağmen iyiyiz, benden daha kötüleri var' diyor. Dünyada ise Kuzey Avrupa ülkeleri, Kanada ve ABD'de mutluluk oranı yüksek. Hindistan'da belli bölgelerde mutluluk düzeyi ABD'ye yaklaşıyor. Çünkü oralarda 'azla yetinme' felsefesi var...." İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Sosyal Psikolog Prof. Dr. Diana Sunar: İnsanların mutluluğu, eğer 'çok üzücü' bir fakirlik içinde değillerse, ekonomiye bağlı olmayabilir. İnsanın durumunun iyileşmesine ya da kötüleşmesine bağlı. Parasal ya da başka bir nedenle iyileşme varsa 'mutlu', kötüleşme varsa 'mutsuz' oluyor. Mutlak olarak şartlar kötü olabilir ama insan etrafına baktığında 'ben diğerlerinden daha kötü değilim, diyorsa ya da kendisini geçmiştekine göre daha iyi bir yerde değerlendiriyorsa' daha mutlu olabiliyor. Bu, insanoğlunun genel eğilimi. DİE'nin 6 bin 714 kişiyle yapılan ve dün Radikal'de yayımlanan 'Yaşam Memnuniyeti' araştırmasında halkın yüzde 9.3'ü 'çok memnun', yüzde 48.7'si ise 'memnun' olduğunu, yüzde 9.5'i 'mutsuz', yüzde 2.6'sı 'çok mutsuz' olduğunu söylemişti. DİE'nin daha önce açıkladığı başka bir çalışma ise Türkiye'de nüfusun yüzde 30'unun yoksulluk sınırı altında olduğunu gösteriyordu. RADİKAL 11.02.2005
AKRA