İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

İkinci Çernobil kapımızda

İkinci Çernobil kapımızda
Yaşam
|

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından ‘dünyanın en güvensiz ve tehlikeli’ santrallarından biri olarak nitelendirilen Metsamor, Türkiye sınırından sadece bir kaç kilometre uzaklıkta çalışmaya devam ediyor.

Ermenistan’ın, 1989’daki depremden sonra kapatıp 1995’te yeniden faaliyete geçirdiği ve Ağrı Dağı fay hattı üzerinde kurulu Metsamor Nükleer Santralı’ndaki ‘Armenia-1’ ve ‘Armenia-2’ adlı iki ünite tehlike sinyalleri vermeye başladı. Bu tehlike üzerine harekete geçen Ankara, her iki ünitenin Türkiye-Ermenistan sınırına 16 kilometre uzaklıkta olması nedeniyle çareyi Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) ile Avrupa Birliği’ne (AB) başvurdu. UAEA bu çerçevede ‘Metsamor’un Deprem Güvenliği’nin Gözden Geçirilmesi’ misyonunu bu yılın ikinci yarısında gerçekleştirecek. UAEA bununla Ermenistan’ın santrala ilişkin ne kadar önlem aldığını tespit etmeye çalışacak. Ayrıca iki ünite, 11-12 Nisan’da Viyana’da yapılacak olan ‘Nükleer Güvenlik Sözleşmesi Gözden Geçirme’ toplantısında da gündeme gelecek. Ermenistan kapatmaya yanaşmıyor Metsamor Nükleer Santrali’nin kapatılması için oluşturulan Sivil Girişim Koordinatörü Sinan Oğan, Çernobil Nükleer Santrali ile aynı teknolojiye sahip olan ve en az onun kadar tehlikeli olan santrali Ermenistan’ın kapatmaya yaaşmadığını söyledi. Oğan, “Çernobil faciasının Doğu Karadeniz halkı üzerindeki etkileri ancak 18 yıl sonra görülmeye başlamıştır. Şimdi Iğdır ve civar bölgelerde yaşayan halkın yıllarca Metsamor Nükleer Santrali’nden yaşanan sızıntılar sebebiyle nasıl bir etkiye maruz kaldığını kimse bilmemektedir.” dedi. “Bölgede yapmış olduğumuz incelemelerde sınır bölgelerinde bitki örtüsünde meydana gelen kurumaların, hayvanlarda artan sakat doğumların, insanlarda kanser, sakat doğum ve ölü doğum ile çocuk ölümlerinde meydana gelen artışların Metsamor Nükleer Santrali sebebiyle ortaya çıktığı apaçık ortadadır.” diyen Oğan, satralin insanlar üzerinde etki gösterecek 5 yıl sınırını aşmış bulunduğunu ifade etti. MİLLİ GAZETE 15.03.2005
AKRA