Uzmanlar, çocukların bireysel özelliklerinin göz ardı edilerek her durumda bu sınava ''en iyi'' şekilde hazırlanmaya yönlendirilmelerinin, birçok çocuk üzerinde belki de yaşam boyu sürecek psikolojik sıkıntılara neden olabileceğine dikkat çekiyorlar.
LGS'ye hazırlanan çocuklar, okul-dershane-özel öğretmen kıskacında boğuluyor, sessiz çığlıklar atıyorlar. Ancak, anne-babaların çoğu, bu çığlıkları duymuyor, bu yoğun temponun ve baskının, çocukları üzerindeki olumsuz etkilerini görmezden geliyorlar. Oysa, birçok çocuğun psikolojik ve zihinsel altyapısı, böyle bir yükü kaldırmaya uygun değil.
12 Haziran 2005 tarihinde yapılacak sınava yaklaşık 800 bin öğrenci girecek. Ergenlik dönemini de yaşayan, okul, dershane ve özel dersler arasında bölünmüş bu çocukların büyük bölümü bu yoğun tempo içinde serseme dönmüş durumda. Anne-babalarının ''iyi bir okula girmesi'' için yaptıkları ''fedakârlıklarla'' yaşamları cehenneme dönen bu çocuklar ve aileleri için sınav, neredeyse ''ölüm kalım meselesi'' ne dönüşmüş durumda.
'İhtiyaç duyduğunda yakınında bulunun'
Uzmanlar, çocukları sınavlara hazırlanan annelere şu önerilerde bulundu:
Bu gencin annesi olduğunuzu asla unutmayın ve başka roller üstlenmeyin (öğretmenlik gibi).
İhtiyaç duyduğu her anda sizi yanında bulmasına ve yakınlığınızı hissetmesine fırsat tanıyın.
Günlük programını onun istediği doğrultuda hazırlamasına ve uygulamasına yardımcı olun.
Çalışma ortamını birlikte düzenleyin. Aynı düzende kalabilmesi için de ona destek olun.
Daima onun başarılarını ön plana çıkarın. Başarılarının farkında olduğunuzu ve onu takdir ettiğinizi övgü dolu sözlerle ifade edin.
'Ben sana dememiş miydim...', 'Benim dediğimi yapsaydın .....' diye başlayan diyaloglarla tüm ilişkilerinizi bozabilirsiniz.
Onun bu yıla kadar sürdürmüş olduğu herhangi bir etkinliği varsa (sanat, spor vb.) mutlaka bu çalışmaların devamını sağlayın.
Çocuğunuzu akademik başarı anlamında çok iyi tanımaya çalışın. Ulaşabilmesinin çok zor olabileceği hedefleri belirlemekten sakının.
Onun düzenini bozmamak adına yaptığınız bazı fedakârlıkları sürekli gündeme getirmekten kaçının. (Senin için bu kadar çok para döküyoruz ya da sen çalış diye hiçbir yere gidemez olduk, gibi.)
CUMHURİYET 23.03.2005