İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Ekosistem raporuna göre Dünya bitiyor

Yaşam
|

En geniş kapsamlı ekosistem raporu: İnsan doğal kaynakların üçte ikisini tüketiyor. İnsan dahil 10 milyon türün geleceği tehdit altında

Dünyanın halihazırdaki ekosistemi hakkında hazırlanan en geniş kapsamlı araştırmada iç karartıcı bir sonuç elde edildi. 95 ülkeden 1360 bilim adamı tarafından hazırlanan 'Milenyum Ekosistem Değerlendirmesi' raporunda yeryüzünde yaşamın devam edebilmesi için gereken doğal kaynakların üçte ikisinin insanlar tarafından tüketilmekte olduğu belirlendi. Bütün dünyaya 'sert bir uyarı' niteliğindeki rapora göre sulak araziler, ormanlar, savanlar, haliçler, kıyı kesimlerdeki balık çiftlikleri ile hava, su ve besin maddelerinin yeniden kullanımını sağlayacak döngüye geri dönülemez şekilde zarar veriliyor. Bunun sonucu olarak da, tek bir canlı türü hem kendisi, hem de dünya üzerindeki diğer 10 milyon canlı türü için tehlike arz etmeye başladı. Dünya Bankası'nda görevli en üst düzey bilim adamı ve eski Beyaz Saray bilim danışmanı olan Robert Watson önderliğindeki bir kurul tarafından hazırlanan raporda, "İnsan faaliyetleri dünyanın doğal işleyişi üzerinde o derece büyük bir baskı oluşturuyor ki gezegenimizin ekosisteminin gelecek nesilleri de ayakta tutma potansiyeline kesin gözüyle bakamıyoruz" ifadesi kullanıldı. 100 balıktan 99'u yok 'Milenyum Ekosistem Değerlendirmesi'nde bazı tespitler şöyle: İnsanların yiyecek, tatlı su, kereste, lif ve yakıta yönelik yoğun talebi nedeniyle sadece son 60 yıl içinde tarım arazisi haline getirilen bölgelerin yüzölçümü, 18'inci ve 19'uncu yüzyıllarda bu amaçla kullanılan alanların toplamını geçti. Yeryüzündeki karaların yüzde 24'ü ekilip biçilir hale geldi. Göl ve nehirlerdeki su çekilmesi son 40 yıl içinde iki katına çıktı. İnsanlar şu an yüzeydeki bütün tatlı su kaynaklarının yüzde 40 ile yüzde 50 arasında bir bölümünü tüketiyor. Bazı bölgelerde av balığı sayısı, endüstriyel balıkçılık öncesi dönemin yüzde 1'i seviyesine düştü! Ormanların yok olması ve diğer olumsuz değişiklikler sıtma ve kolera riskini artırabilir. Bilinmeyen yeni hastalıklar ortaya çıkabilir. Çare başka türlü yaşamak 2 bin 500 sayfalık raporun hazırlanmasına BM'nin 2000'deki zirvesinde karar verilmişti. Raporda tüketim kalıplarının değişmesi, daha iyi eğitim, yeni teknolojiler ve ekosisteme zararlı aktivitelerin daha pahalı hale getirilmesi önerildi. Gelecek nesil daha çok afet görecek Gelecek nesil, daha çok tsunami, kasırga, deprem yaşayacak. Dünya Bankası ile Columbia Üniversitesi'ne bağlı Dünya Enstitüsü tarafından hazırlanan rapora göre, dünyada şehirleşme hızla artarken, nüfus da tsunami, deprem ve kasırga gibi afetlere açık kıyılarda yoğunlaştı. Rapora göre halen dünya nüfusunun yüzde 70'i kuraklık, yüzde 82'si sel tehlikesiyle karşı karşıya. 35 ülkede toplam nüfusun yüzde 5'ten fazlası üç ya da daha fazla felakete maruz kalabilecek, ölüm riski yüksek bölgelerde yaşıyor. 90'dan fazla ülkede ise toplam nüfusun yüzde 10'u ise iki ya da daha fazla felakete maruz kalınabilecek bölgelerde. 160 ülkenin nüfusunun yüzde 25'i de bir ya da daha fazla felakete maruz kalınabilecek yüksek ölüm riski taşıyan bölgelerde yaşamaya devam ediyor. Artık ülkelerin acil durumları yönetmek yerine potansiyel riskleri yönetmesi gerektiğini belirten Dünya Enstitüsü uzmanları, felaketlere karşı yapı mevzuatlarının güçlendirilmesi, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve kuraklığa karşı mevsimsel iklim tahminleri yapılmasını öneriyor. RADİKAL 31.03.2005
AKRA