2004 yılının rakamlarına göre dünyadaki cep telefonu abone sayısı 1.5 milyar. Türkiye'de de sayı hızla artıyor.
2000'de 14 milyon 970 bin olan cep telefonu kullanıcısı, 2004'te 30 milyon 843 bin oldu. Peki, artık vazgeçilmez olan cep telefonunun sağlık üzerindeki etkisi ne kadar biliniyor? Prof. Dr. Selim Şeker ve Anıl Korkut, 'Tehlikeli Oyuncak' adlı kitabında bu konuya ışık tutuyor: Yayılan radyasyon, uzun vadede kansere yol açıyor. Yaş küçüldükçe, yayılan radyasyon beynin daha derinlerine etki eder. Çocuklar büyüme çağında olduğundan, onların sinir sistemini, savunma mekanizmalarını daha çok etkiliyor."
Çok değil, bundan 10 yıl önce cep telefonu, iş görüşmeleri ve özel buluşmalar için gerekli değildi. Bugün ise 'aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor' cümlesi, insanların panik olması için yeterli. Hatta cep telefonları artık fotoğraf makinesi, bilgisayar, ses kaydı, oyun gibi özellikleriyle gündelik hayatın vazgeçilmez unsuru. Örneğin Britanyalıların yüzde 72'si, cep telefonu yerine cüzdanının çalınmasına razı. Ayrıca cep telefonu kullananların yüzde 86'sı da telefonsuzluğun kendilerini psikolojik olarak çok etkilediğini kabul ediyor.
Türkiye'de de cep telefonu kullanım yaşı 12'ye kadar düştü. Beş-15 yaş grubundaki Türk çocuklarının yüzde 43'ünün cep telefonu var. Çocukların yüzde 60'ı, cep telefonuyla kendilerini güvende hissettiklerini söylüyor. Rakamlar çocukların günden güne cep telefonuna daha bağımlı hale geldiğini gösteriyor. Prof. Dr. Şeker ise "Sigaraya erken başlandığı zaman zararı nasıl çok daha büyük oluyorsa, cep telefonu için de aynı şey geçerli" diyor. Prof. Dr. Şeker radyasyonun çocuklara etkisini de şöyle anlatıyor:
'İlaç olsa piyasaya sürmezlerdi'
"Çocukların daha çok etkilenmesinin diğer bir nedeni, kafataslarının yetişkinlere nazaran çok daha ince olması. Bu nedenle radyasyon, beyinlerine daha kolay yayılabiliyor. Radyasyonun yoğun etkisinin en çarpıcı nedeni ise cep telefonu radyasyonu ile çocuk vücudunun, 'rezonans' adı verilen bir etkileşime girmesi. Rezonans olayı, çocukların ortalama boyu ile cep telefonu radyasyonunun dalga boyu arasındaki uyumdan kaynaklanır.
Çocukların vücudu cep telefonu radyasyonunu, aynen bir antenin televizyon yayınlarını alması gibi üzerinde toplar. Bu da çocukların yetişkinlere nazaran kat kat daha fazla radyasyona maruz kalması demek. Rezonans olayı yetişkinlerde pek gözlenmez. Bunun sebebi, yetişkinlerle cep telefonu radyasyonunun dalga boyunun uyuşmaması."
Batı'nın teknolojinin zararlarına karşı tedbir aldığını, ancak Türkiye'de böyle bir mantık olmadığını vurgulayan Şeker, sözlerini şu benzetmeyle noktalıyor: "Cep telefonu bir ilaç olsaydı ve bu kadar çok tartışma yapılsaydı, inanın onu piyasaya sürmezlerdi."
En çok radyasyon çalarken ve ararken
Günümüzün vazgeçilmez unsurlarından biri olan cep telefonlarını çöpe atmak mümkün görünmüyor. Ancak güvenli kullanım için bazı önlemler alınabilir. İşte bu konuda Prof. Dr. Selim Şeker'in önerileri:
Görüşmeleri olabildiğince kısa tutun.
Çocuklarınıza acil durumların haricinde asla cep telefonu kullandırtmayın ve onları mesafe olarak cep telefonlarından uzak tutun.
Hamileyseniz cep telefonlarından çok acil durumlar haricinde uzak durun. Hamilelik sürecinde evinizde cep telefonlarını kapalı tutmak, hem sizin hem bebeğiniz için daha sağlıklı.
Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmak daha güvenli.
Cep telefonunu görüşme yapma dışındaki ekstra özelliklerini kullanmaktan özellikle kaçının.
Eğer ileti yapmanız gerekiyorsa bunu mesaj yoluyla yapın.
Gece yatarken mutlaka cep telefonunu kapatın.
Cep telefonu alırken mutlaka SAR (cep telefonu kullanırken vücudun
emdiği radyasyon enerjisi miktarının ölçüsüdür) değerini öğrenin. SAR değeri düşük bir cep telefonu alın.
Cep telefonlarının yaydığı radyasyon miktarı, telefonunuz çaldığı ya da numara çevrildiği anda maksimum düzeydedir. Bu zamanlarda telefon baş bölgenizden olabildiğince uzak durursa, zarar minimize edilmiş olur. Bir numarayı aradığınızda karşı taraf telefonunu açtıktan sonra cihazı başınıza dayayabilirsiniz. Telefonunuz çaldığında da bir-iki saniye bekledikten sonra telefonu kulağınıza götürün.
RADİKAL 03.05.2005