İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Hukukçuları isyan ettiren karar

Türkiye
|

Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 kararıyla tartışma doğuran Anayasa Mahkemesi, hukukçuları ayağa kaldıran yeni bir karara daha imza attı. İşte hukukçuların görüşleri:

Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 kararıyla tartışma doğuran Anayasa Mahkemesi, hukukçuları ayağa kaldıran yeni bir karara daha imza attı. İşte hukukçuların görüşleri:     
 
Mahkeme zarar görecek
Prof. Dr. Ergun Özbudun (Anayasa hukukçusu): Anayasa Mahkemesi, anayasal ilkelerini aştı. Şekil değil apaçık bir esas incelemesi yaptı. Anayasa'nın kendisine yasakladığı bir yetkiyi kullandı. Bu, yetki gasbıdır. Yüce Mahkeme'nin menfaatlerine zarar verecektir. Bundan sonra hiçbir anayasa değişikliği yapılamaz. Mahkeme, iktidarı kendine tevdi etmiştir. Hiçbir demokratik ülkede örneği yok.
Prof. Özbudun kararın çok tartışılacağını ifade ederek şöyle dedi:
“Anayasa Mahkemesi üzerindeki tartışmalara yeni boyutlar katacaktır. Bundan sonra Anayasa Mahkemesi’nin etkinliği üzerinde farklı boyutlarda etki yapacaktır. Yasama organının değil kurucu organın yerine geçen bir karar almıştır. Bundan sonra TBMM’nin Anayasa’yı değiştirme yetkisi yoktur. Bunun Avrupa’da hiçbir örneği yoktur. Bu konuda büyük tartışmalar yaşanacaktır.”
KAPATMA DAVASI KARARI DA ORTAYA ÇIKTI
Prof. Özbudun, bu karar ile AK Parti’nin kapatılması kararının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken, bugün kararı alanların parti kapatma davasında da karar vereceklerine dikkat çekti. Özbudun, “Böylece nasıl bir fikri yapıya sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Bu karardan sonra parti kapatma yönünde karar çıkarsa bu beni şaşırtmaz” diye konuştu.
Vahim karar, sınır aşıldı
Prof. Dr. Levent Köker (Anayasa hukukçusu): Mahkeme çok vahim bir karar aldı ve sınırını tamamen aştı. Başörtüsünü değil, kanun önündeki eşitliği ve hiç kimsenin eğitim hakkının engellenemeyeceğini öngören özgürlükçü düzenlemeleri reddetti. Ayrıca, sadece şekil yönünden denetleyebileceği bir değişikliği, içerik yönünden de denetleyerek sakat bir durum oluşturdu.
Meclis, kararı yok sayabilir
Doç. Dr. Mustafa Şentop (Hukukçu):
Mahkeme, kendi meşruiyetini çiğnedi. Türkiye'nin en önemli hukukî sorunu haline geldi. Mahkemenin kararlarını denetleyen bir organ yok. Meclis, bu kararı yok sayıp mevcut değişikliği uygulamaya devam edebilir. Mahkeme hükümetin düşmesine karar verse, Resmi Gazete'de yayımlasa bu geçerli mi olacak? Geçerli olmayacak. Çünkü mahkemeye böyle bir yetki verilmemiş. Bu nedenle karar yok hükmündedir.
367 kararını çağrıştırıyor
Doç. Dr. Serap Yazıcı (Anayasa hukukçusu):
Hukukî değil siyasî bir karar alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, siyasî bir organ değildir. Üzüntü ile karşıladım. 367 kararını çağrıştırıyor. Anayasa'nın tüm hükümleri değiştirilebilir. Bunun istisnası ilk 3 maddedir. Bunu genişletmek suretiyle yorumladığımız zaman, çok tuhaf bir tablo ortaya çıkar. Çünkü Anayasa'nın her hükmü dolaylı bir biçimde ikinci maddedeki kavramlarla ilişkilendirilebilir. Bu mantığı kabul edersek tali kurucu iktidar hiçbir biçimde anayasayı değiştiremez.
Hukukçu mantığıma sığmıyor
Prof. Dr. Hasan Tunç (Anayasa hukukçusu):
Bu kararı anayasa hukukçusu olarak mantığıma sığdıramıyorum. Raportörün görüşü doğrultusunda karar verilmesini bekliyordum. Peki AK Parti'ye açılan kapatma davası nasıl etkilenir? İddianamede ortaya konulan gerekçelerin önemli bir kısmı başörtüsüne yönelik. Başbakan ve AK Parti temsilcilerinin söz ve demeçleri delil olarak gösterilmiş. Bu kararla kapatmaya hukukî bir dayanak bulundu.
Karar, halkı ikiye böldü
Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu (Sabancı Üniversitesi):
Mahkeme verdiği kararlarla siyasetin içindeydi. Şimdi yeni bir adım attı; başörtüsünün laiklikle bağlantılı olduğuna hükmetti. Başörtüsünde iç hukukta gelinebilecek son noktaya geldik. Ama tartışmalar bitmeyecektir. Siyaseten gündemden düşmez. Halk çok ciddi bir şekilde ikiye bölündü. Başörtüsünün tehdit unsuru olduğunu düşünen bir kesim ile kararın özgürlükleri kısıtladığı düşüncesinde olan bir kesim doğdu.
Yargıçlar devletine gidiyoruz
Murat Yılmaz (Siyaset bilimci):
Yargıçlar devletine doğru bir yürüyüş var. Mahkemenin hukuk dışına çıkarak siyaset yapmaya başladığı bir sürecin içinden geçiyoruz. Bu karar önemli bir kırılmaya işaret ediyor. İçtihat kapıları kapatılıyor. Bu durum Osmanlı'da 'gerilemenin sebebi' olarak gösterilmişti.
Yargı, özgürlükleri tehdit ediyor
Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır Barosu Başkanı):
Anayasa'ya uygun değil. Mahkeme, anayasa değişikliğini esas yönden inceleyemez. Bu noktada yapılacak iş Meclis'in mahkemenin yetkilerini değiştirerek daha açık yazmasıdır. Türkiye'de yargı özgürlüklerin güvencesi değil. Özgürlükleri sınırlayan ve tehdit eden bir kurum haline geldi.
Yetkinin kaynağı ne?
Kamil Yaralı (Hukukçular Derneği Başkanı):
Mahkeme, yetki ve meşruiyetini Anayasa'dan aldığını söylüyordu. Bu kararla Anayasa'yı da çiğnediler. Mahkeme Anayasa ile bağlı olmadığını ilan etmiştir. Mahkeme'yi bağlayan hiçbir metin kalmamıştır. Yetkisini Anayasa'dan almıyorsa nereden aldığını açıklamalı.
HABER 7 - 6 HAZİRAN 2008 CUMA 
AKRA