İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Varis kâbus olmaktan çıkıyor

Yaşam
|

Bacaklarda büklüm büklüm ve kabarık görülen damarlar estetik kaygının yanı sıra ciddi sağlık sorunlarına da yol açıyor.

Tedavi edilmediği takdirde ciltte yaralara, pıhtılaşma sonucu meydana gelen ve ölüme kadar gidebilen sağlık sorunlarına yol açan varis ilerleyen tıp sayesinde etkin şekilde iyileşebiliyor. Tedavinin yanında varisli hastanın yaşam şekline dikkat ederek korunması da gerekiyor. Bacaklarda belirgin olarak görülen mavi ve mor renkli damarlar çoğu kadının kâbusu. Estetik kaygının yanı sıra ağrı ve şişliği de beraberinde getiren sağlık sorunu varislerden kurtulmak aslında sanıldığı kadar zor değil. Günümüzde gelişen tıbbi yöntemler ve korunma şekilleri varisi özellikle kadınların korkulu rüyası olmaktan çıkarıyor. Klasik tanımı bacaklarda büklüm büklüm ve kabarık olarak görülen damarlar olan varis için doktorlar şu tanımı yapıyor: ''Cilt altında 3 mm'den daha büyük, gözle görülebilen toplardamarların hepsine varis deniliyor.'' Op. Dr. M. Halit Işıklar , varisin oluşum nedenlerini şöyle sıralıyor: ''Toplardamarlar yerçekimine karşı kapakçıklar ve baldır pompasını kullanarak kirli kanı kalbe taşır. Bacaklarda bulunan yüzeysel veya derin toplardamar sistemlerinin etkili çalışmaması sonucu tıbbi adı venöz hipertansiyon (toplardamar yüksek tansiyonu) olan kan göllenmesi oluşur. Hormonlar, genetik miras, çalışma hayatı ve yaşam şekli varisin oluşumunda en büyük etken. Uzun süre ayakta kalmak veya sürekli oturmak, doğum kontrol hapı kullanmak, doğum gibi dış etkenler de varisi tetikliyor.'' 4 TİP VARİS VAR UCL Üniversitesi The Middlesex Hastanesi Damar Cerrahi Bölümü'nde 2 yıl toplar ve atardamar hastalıkları üzerinde çalışan, damar cerrahisi konusundaki aktif klinik çalışmalarının yanı sıra dünyaca tanınmış Philip D. Coleridge başkanlığında toplardamar hastalıklarında tanısal ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde de aktif rol alan Op. Dr. M. Halit Işıklar, varise bilinçle yaklaşıldığında hastanın yaşamının kolaylaştığını belirtiyor. Işıklar 4 tipe ayrılan varis için farklı tedavi yöntemleri olduğunu söylüyor. ''Tip 1'' ve ''Tip 2'' 0.1 ile 1 mm genişliğindeki kırmızı, cilde yakın yerleşimli ele gelmeyen damarlar olarak adlandırılırken ''Tip 3'' varisler 1-4 mm genişliğinde mavi, morumsu, daha derin yerleşimli ve ele gelmeyen damarlar, ''Tip 4'' ise 4 mm'den büyük kıvrımlı, boyu uzamış ve ciltten kabarık damarlar olarak tanımlanıyor. Işıkların verdiği bilgiye göre tedavi yöntemleri şöyle: Microscleroterapi ve scleroterapi yönteminde kılcal ve çok kalın olmayan damarlara iğneyle ilaç veriliyor. Daha kalın damarları vücuttan uzaklaştırmak için kullanılan cerrahi yöntemde hastalıklı damar vücuttan çıkarılıyor. İleri safhalardaki varislerin cerrahi yöntemiyle tedavisinin 3 yıl içinde yüzde 60'a yakın oranda tekrarlamasının alternatif tedavi yöntemleri geliştirilmesine neden olduğunu anlatan Op. Dr. M. Halit Işıklar, bunlardan birinin ultrason eşliğinde yapılan köpük tedavisi olduğunu söylüyor. TEDAVİ SÜRESİ KISALIYOR Köpükle varis tedavisi iğneyle ilaç uygulamasının günümüzde ulaştığı son noktalardan biri olarak tanımlanıyor. Temeli özel yöntemlerle oluşturulan köpük formundaki ilacın bozulmuş damar içine verilmesi olan yöntemde, diğer tedavi şekillerine oranla yarı yarıya daha az ilaç kullanılıyor. Bu hem tedavinin maliyetini azaltıyor, hem tedavi süresi yarı yarıya azalıyor. Işıklar, köpük tedavisinin kasıktan açılan 2-4 cm'lik bir kesik yardımıyla yapıldığını anlatıyor. Bu kesikten hastalıklı damara köpük verilmesiyle varisli damar devre dışı bırakılıyor. Operasyon lokal anestezi altında uygulanıyor. Ve büyük damardaki kaçak tedavi ediliyor. Hasta operasyonun olası risklerini yok etmek için 1 saat yürütülüyor. Tedavinin bir sonraki aşamasını ise damarlara basınç uygulaması için en az 3 hafta boyunca doktorun önerdiği bir varis çorabının giyilmesi oluşturuyor. Işıklar köpükle tedavi edilen varisli damarlarda hastalığın tekrarlanma oranının çok düşük olduğunu söylüyor. Yeni damarların oluşumunda ise hastanın genetik mirasının ve damar yapısının etkili olduğunun altını çizen Işıklar, bu oranı ancak yüzde 20'ye çekebildiklerini anlatıyor. Kadınları seven hastalık Varisin oluşumunda bir yaş sınırı bulunmuyor. Türkiye'de varisin görülme sıklığıyla ilgili bilimsel çalışma olmadığı için bir veri yok. Batı'da ise özellikle 60 yaşın üzerindeki kadınlarda yüzde 90 oranında görülüyor. Bunun temel nedenlerinin başında da ten renginin açık olması geliyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanmasının nedeni ise hormonlar. Özellikle hamilelik döneminde bebeğin toplardamarlara yaptığı basınç nedeniyle şikâyetler artıyor. Bu dönemde özel varis çoraplarının giyilmesi öneriliyor. CUMHURİYET 14.03.2005
AKRA