İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, son yıllarda giderek hayatın her alanına giren koku ve parfümlerin sağlığı olumsuz yönde etkilediğini söyledi.
Prof. Dr. Küçükusta; ev temizlik ürünleri, parfüm, çamaşır temizlik ürünleri, kırtasiye, plastik, ilaçlar, yiyecek ve içeceklerde 5 binden fazla koku verici madde bulunduğuna dikkat çekerek, bu kokuların kimyasal formüllerinin de ''ticari sır'' kapsamına girdiği için çoğu zaman ürünlerin üzerinde yer almadığını belirtti.
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, şunları kaydetti: ''Kokular vücudumuza solunum, ağız veya deri yoluyla girerek başta akciğerlerimiz olmak üzere deri, burun, göz ve beynimizi etkiler. Kokuların çoğu solunum sistemi için tahriş edici özelliği olan uçucu organik bileşiklerdir. Astımlı hastalarda öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığına sebep olur. Bazı kokular burun tıkanıklığı, sinüzit, öksürük, boğaz ağrısı ve göğüste sıkışma hissi de oluşturabilir. Araştırmalar; kokuların kalp, dolaşım ve beynin elektrik aktivitesi üzerine de etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Bunlar baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk ve uyuşukluk gibi şikâyetlere sebep olur. Kokuların en çok etkilediği organ ise derimiz. Kaşıntı, kabartı, egzama bunların başlıcaları. Kokular gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarmalara yol açabilir.''
VAKİT 27.05.2005