Times'a geçtiğimizde, "Dünya, iklimi gözardı etmenin bedelini acı ödeyecek" uyarısı ile karşılaşıyoruz. "İngiliz Sigortacılar Derneği'nin hazırladığı bir rapora göre, dünya liderleri iklim değişikliği konusuna eğilmezse, afete neden olan hava olayları, yani fırtınalar, seller ve kasırgalar, 2080 yılında 27 milyar dolar zarar yaratabilecek duruma gelecek."
Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetler Arası İklim Değişikliği Kurulu verilerinden hareketle hazırlanan bu rapor, Londra'da 20 ülkeden temsilcilerin katıldığı bir iklim toplantısında açıklanacak. Raporun mimarları, G-8 zirvesine hazırlanan liderlerden bu veriler ışığında somut adımlar talep ediyor.
İklim değişikliği dolayısıyla yaşanan felaketlere rağmen dünya genelinde küresel ısınmaya yol açan sera gazlarının yaklaşık yüzde 40'ından sorumlu olan ABD, yıllardır ekonomik gerekçelerle Kyoto Protokolü imzalamayı reddediyor. ABD, Kyoto Protokolü'nün kendileri açısından gerçekçi olmadığı görüşünü savunuyor.
Uzmanlar, ABD'nin dünyayı felakete sürükleyen bu tutumunun sadece ekonomik kaygılardan kaynaklanmadığını evangelist inanca sahip yöneticilerin büyük felaketler yaşanması gerektiği yönündeki inançlarının da bu politikada önemli rol oynadığını belirtiyorlar.
ABD, Avustralya ve İngiltere düşünce kuruluşlarınca ortaklaşa hazırlanan bir raporda, küresel ısınmada 10 yıl içinde 'geri dönülmez nokta'ya ulaşılabileceği uyarısı yapılmıştı.
İngiliz Kamu Siyasi Araştırma Enstitüsü, ABD Gelişme Merkezi ve Avustralya Enstitüsü adlı kuruluşlarca ortaklaşa hazırladığı 'Meydan Okuyan İklim' raporunda, 'geri dönülemez' olarak belirlenen nokta, yeryüzünün 1750 Sanayi Devrimi'ndeki ortalama sıcaklığından iki derece fazlası.
Dünya liderlerini bu konuda uyarmaya yönelik raporda, kuraklık, tarım üretiminde düşüş, su kıtlığı gibi sonuçlara neden olan küresel ısınmada geri sayımın başladığına dikkat çekilmişti.
Raporu haberleştiren İngiliz Independent gazetesi, dünyanın şu andaki ortalama sıcaklığının 1750'den bu yana 0.8 derece arttığını, 'geri dönülemez' denilen noktadan sonra büyük kuraklıkların ve su kıtlığının ortaya çıkacağını, ormanların yok olacağını, tarımda verimin büyük ölçüde düşeceğini, denizlerin seviyesinin yükseleceğini ve hastalıkların artacağını kaydetmişti.
MİLLİ GAZETE 30.06.2005