Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Başkanı Hediye Gündüz "1960'lı yıllarda çok ciddi paralar harcanarak ağaçlandırılmış alanlar şimdi kesiliyor" diye konuştu. Gündüz, inşaatların bölgedeki hayvan ve bitki varlığını da tehlikeye soktuğunu vurguladı.
Bir zamanlar milyonlarla ifade edilen ağaç varlığının bulunduğu Belek'te, oteller, golf alanları ve futbol sahalarından geriye 500 bin kadar ağaç kaldı. Ancak söz konusu ağaç varlığının bulunduğu alanın neredeyse tamamı tesislere tahsisli. Tahsisli alanda, inşaat faaliyetlerine başlandığında ise ağaçların tümüne yakını kesilecek. Adını, kızılçam, fıstıkçamları ve zengin doğal dokusuyla duyuran Belek'in muhteşem ormanlık alanı da sadece fotoğraflarda kalacak.
Bölgede, turizm yatırımcılarının çevreye verdiği tahribat ağaç kesimiyle de sınırlı değil. Alanda, endemik bitki türleri yok ediliyor, kuş türleri ise tehdit altında. Nesli tehlikede olan caretta carettalar da yasağa karşın devam eden inşaat çalışmalarının altında ölüme terk ediliyor.
Belek'te, 18 bin dönümü fıstık çamı, 5 bin dönümü kızılçam ve okaliptüs olmak üzere 23 bin dönüm ormanlık ve 1500 dönüm kumul alan bulunduğunu vurgulayan Gündüz, ''Burası doğal bir orman değil. Kumul hareketini önlemek amacıyla, 60'lı yıllarda çok ciddi paralar harcanarak ağaçlandırılmış bir alan. Şimdi dikilen bu ağaçlar, yeniden kesiliyor'' diye konuştu.
Tahribatın ağaç kesimiyle sınırlı olmayacağını, 574 bitki türünden, 28'inin endemik olduğunu ve 8'inin de tehlike altında bulunduğunu ifade eden Gündüz, ''Bölgede yetişen yabani soğan da dünya ölçeğinde tehdit altında. Buradaki yapılaşma, bitki türlerini de yok edecek. Ayrıca 109 kuş türü de yapılaşma nedeniyle bölgeden ayrılmak zorunda kalacak'' dedi.
CUMHURİYET 25.08.2005