Sebze-meyve deposu Antalya'da sağlıklı ürünler ihraç edilirken iç pazara hiçbir denetimden geçmeyen tarım ilaçlı ürünler satılıyor. Çiftçi kendisinin tüketeceği alanlarda ilaç kullanmıyor.
Türkiye'de tarımsal amaçlı satılan 33 bin ton ilacın 3 bin 500 tondan fazlası üretim ve ihracatta önemli yere sahip Antalya'da kullanılıyor. Bu miktar Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki toplam kullanıma eşdeğer. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bitkisel kök yağlarından oluşan ilaçlar tercih edilirken Türkiye'de sera altyapıları kötü olduğu için kalitesi ve kalıntı limiti yüksek ilaçlar kullanılıyor. Hatta yıkanarak üründen ayrışmayan kimi ilaçlarda, hasat süresine dikkat edilmemesi durumunda ilaç, topraktan ürüne, üründen de insan vücuduna geçiyor. Antalya'da üretilen ürünlerin sadece yüzde 4'ünün kontrolü yapılıyor, sağlıklı olduğu belgeleniyor. Bu ürünlerin tamamı ihraç edilirken geri kalan, denetimi yapılmayan, ilaç kullanımı kontrol altına alınmayan yüzde 96'lık bölüm ise iç piyasada tüketiliyor. Uzmanlar, iç piyasada tüketilen ürünün yüzde kaçının zehir içerdiği konusunda bir veriye sahip olamasa da sağlıklı ürünün ihraç edilip standart dışı olanların iç piyasaya sunulması gerçeği, tüketiciyi korkutuyor. İhracatta mercek altında olan biberde tespit edilen ilaç kalıntı limiti de tüketiciyi endişelendiriyor. Ancak sabıkalı tek ürün biber değil. 2005 yılında fındık, incir, antepfıstığı, kayısı, üzüm, patlıcanda da limitlerin üzerinde kalıntı belirlendi.
Üreticiler de ikiye bölündü
Tarımsal ilaç kullanımı, ihracatçıdan tüketiciye sektörün her kesimini etkilerken üretimi yapanlar da ikiye ayrılmış durumda. Sera üretiminin en önemli merkezlerinden biri olan Kumluca'da, kontrollü üretime geçen üreticiler, ''artık gönüllerinin rahat'' olduğunu söylerken bazı üreticiler de etken maddeli ilaç kullanımının kendileri için zorunlu olduğunu ifade ediyor. Üreticilerin konuya ilişkin görüşleri şöyle:
Ramazan Hoyrazlı : Ürün üzerinden uzun süre ayrışmayan ilaçların Kumluca'dan dışlandığını söyleyebilirim. Bu bizim rekabet gücümüzü arttırır diye düşündük. Fakat henüz bunun avantajlarından faydalanamıyoruz.
Hüseyin Çetin: Üretim maliyetini düşürmek için de güçlü ilaç kullanılıyordu ve bu çok zaman bilinçsizce yapılıyordu. Kumluca, kontrollü üretimle bu durumdan kurtuldu. Ancak diğer bölgelerde devam ettiğini düşünüyorum.
Gülsüm Tatoğlu: İlaç kullanımına dikkat etmeyen üreticiler hâlâ var. Devlet bu konuda bize yol göstersin. Çalışmalar yeterli değil.
Antalya'nın en önemli tarım işletmelerinden Antalya Tarım'ın sahibi Savaş Titiz : Kamuoyunda, hormon ve ilaç kullanımı birbirine karıştırılıyor. İlaç kullanımı hassasiyetle ele alınmalı. İlaçların ruhsatlandırılması, üreticinin bilgilendirilmesi ve danışman kullanımına ihtiyaç var.
İhracatçı da sıkıntılı
Tarımsal ilaç kullanımındaki sorunlar ihracatta da sıkıntıya yol açıyor. AB'de kullanımı yasak bazı ilaçların Türkiye'de ruhsatlı satılması ya da Türkiye'de yasak ilaçların AB'de kullanılması, bazı ilaçların kullanım limitlerinin farklı olması sorunları arttırıyor. İhracatçı firmalar da ilaç limiti konusundaki çelişkilerden kaynaklı ciddi sorunlarla yüz yüze olmaktan yakınıyor. Farklı limit uygulaması nedeniyle Türk ürünlerinin her an gümrük kapısından dönme riski yaşadığını ifade eden Antalya Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Boztepe , uygulamayla ilgili şu bilgileri verdi:
''Almanya, serin ve yağışlı havası nedeniyle, daha çok küf ve mantar ilaçları kullanıyor ve bunların limiti oldukça yüksek. Oysa Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerde yüksek limitli böcek ilaçları kullanılıyor ve bu ilaçlara Almanya'da zehir kategorisinde değerlendiriliyor. Bu durumdan bir süre öncesine kadar Türkiye ile aynı iklim koşullarında olan İspanya, Yunanistan ve İtalya da etkileniyordu. Ancak onlar siyasal güçlerini kullanarak özel limit aldı. Bu ülkeler, ürünlerinde yüksek limit bulunmasına rağmen satışını yapabiliyor, bizimki imha ediliyor. İlaç zararsız olsa bile ruhsat almadığı için Almanya'da zehirli kategorisinde değerlendiriliyor. Türk hükümetinin özel limit alması gerekiyor.''
Almanya'daki limit uygulamaları dikkate alındığında, üreticiye önerebilecekleri hiçbir ilaç kalmadığına dikkat çeken Boztepe, ''Biberde böcek ilacı olarak kullanılan spinosad, 3 günde ürün üzerinden ayrışan bir ürün. Ancak Almanya'nın bu ilacı kullanmaya ihtiyacı yok. O yüzden spinosad Almanya için zehirli ilaç kategorisinde. İspanya özel limit aldığı için aynı ilacı kullandığı ürünü yüksek limitle satabiliyor''
CUMHURİYET 05.09.2005