Soğuk algınlıkları dönemine girdiğimiz şu günlerde bağışıklık sisteminizi, beyaz et, sebze ve meyvelerden alacağınız vitamin ve minerallerle güçlendirebilirsiniz
A, D, E ve K vitamininden oluşan yağda eriyen vitaminler, sentezleri için kolestrol gerektiren, yağ dokusunda depolanabilen ve ihtiyaç anında salınabilen vitaminlerdir. Bu vitaminlerin yemeklerden sonra alınması, emilimlerini artırabilir.
Kış aylarında daha fazla C vitamini tüketmek için limon, portakal gibi turunçgillerle bolca beslenmemiz gerektiği uyarısı sıkça yapılır.
Ancak özellikle kuşburnu, kırmızı ve yeşil sivri biber, kivi, maydanoz ve rokada bulunan C vitamini miktarı, portakal, mandalina ve limondaki C vitamini miktarından daha fazladır.
Vücut için vitaminler kadar önemli bir grup da minerallerdir. Mineraller olmadan vitaminler görev yapamazlar. Mineraller kemik, diş, yumuşak doku, kas, kan sinir hücrelerinin yapısında bulunur; hormon üretimi, sinirlerden mesaj iletimi gibi birçok biyolojik reaksiyonda, reaksiyonu hızlandırıcı rol oynar. Kalsiyum, iyot, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, selenyum, sodyum, çinko en önemli minerallerdir.
Bunun yanı sıra kışın güneş yüzünü daha az gösterdiğinden, farkında bile olmadan güneşten aldığınız D vitamininden de yoksun kalırız. Bu nedenle özellikle kemik ve diş gelişimimiz için önemli olan D vitamini balıktan alınabilir. 'Balıkyağı' olarak bilinen Omega-3 ile bitkisel yağlarda bulunan Omega-6 yağ asitleri, yaşam boyunca vücudumuzdaki doku hücrelerinin önemli yapıtaşlarını oluşturur, bağışıklık sistemini güçlendirerek kalp, kanser, romatoit artrid ve sedef hastalıklarından koruma sağlar.
Araştırmalar da göğüs, prostat ve kolon başta olmak üzere pek çok kanser türüne karşı omega yağ asitlerinin yararını göstermiştir.






