Vakit, Bosna Hersek'te örnek bir yetimhaneyi görüntüledi. Vakit, Türkiye'deki Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Yurtları'nda çocuklara uygulanan şiddet tartışılırken, Bosna-Hersek'te çoğunlukla Srebrenitsa katliamında ailelerini kaybeden çocukların barındığı örnek bir yuvaya girdi. İlk, ortaokul, spor salonu ve oyun sahalarının yer aldığı bir kampuste yer alan Gazaz Al Valideyn Yetimhanesi'nde 198 çocuk kalıyor.
ONLAR ŞEHİT ÇOCUKLARI
Kız ve erkek çocukların ayrı binalarda barındığı ve eğitim aldığı yurtta kalan çocukların 186'sı savaşta anne veya babası şehit düşen yetimlerden oluşuyor. Bunların büyük çoğunluğunu da 1995 yılında Sırplar tarafından gerçekleştirilen Srebrenitsa katliamında anne ya da babası şehit düşen çocuklar oluşturuyor. 12 çocuk ise ailelerinin maddi durumu iyi olmadığı için yuvada bakıma alınan çocuklar. Vakit'e yuvanın işleyişi ve eğitimi hakkında bilgi veren Yetimhane Koordinatörü Şerif Sulyiç, Türkiye'deki yurtlarda yaşanan olayları hatırlattığımızda, "Çocuklarımız Müslüman Bosna'nın geleceği, bizler de Müslümanız. Çocuklarımıza kötü muamele etmemiz mümkün değil" dedi.
İLK DEFA VAKİT GİRDİ
Eğitimcilerin tamamının üniversite mezunu ve pedagojik formasyon sahibi olduğu yuvaya Türkiye'den ilk defa bir gazeteci geldiğini kaydeden Şerif Sulyiç, "Çocuklarımız İslâm'ın emirleri, yani Kur'an ve Sünnet ışığında yetiştiriliyor. Burada verdiğimiz eğitim Bosna'nın yarınları için son derece önemli. Bu topraklarda İslâm'ın varlığını sürdürebilmek için çocuklarımıza İslâmî bilgilerin daha fazla verilmesi gerekiyor. Bunun için de Türkiyeli işadamları ve hayırseverlerden destek bekliyoruz" dedi.
'Bosna'da İslâm yaşamalı'
Maddi imkânsızlıklardan dolayı bu sene yeni yetim alamadıklarını ifade eden Şerif Sulyiç, "Yetimhanemizin içinde yer aldığı kampuste ilk ve ortaokul da var. Burada çocuklara devletin belirlediği kurallar çerçevesinde normal eğitim veriliyor. Ancak yurtta tamamen İslâmî kurallara göre eğitim veriyoruz. Bütün çocuklarımız Kur'an-ı Kerim okumayı biliyor. Ayrıca bir de lise binamız var. Ancak, maddi imkânlarımız yeterli olmadığı için lise binasında eğitim verilemiyor. Kaldı ki yetimhaneye bu sene yeni çocuk da alamadık. Artık maddi imkânlarımız yeterli gelmiyor. Bizim sorumluluğumuz çocukları sadece yetimhaneye almak değil. Emanet olarak kabul ettiğimiz çocukların her türlü sorumluluğunu da üzerimize alıyoruz. Meseleye sadece yeme, içme, giyim ve barınma ihtiyacı olarak bakmıyoruz. Bizim için onların eğitimleri de en az yedikleri yemek kadar önemli" dedi.
Savaş sonrasında özellikle Arap ülkelerinden yurtlarına önemli oranda yardım geldiğini, ancak 2004 yılından itibaren yardımlarda aksama yaşandığını belirten Şerif Sulyiç, özellikle Bosna-Hersek'le ticaret yapan Türkiyeli işadamlarından yardım beklediklerini ifade etti. Sulyiç, şunları söyledi: "Bizler, Türkiye'nin bizimle daha fazla ilgilenmesini istiyoruz. Çünkü Bosna'da İslâm'ın varlığını sürdürmesi Türkiye başta olmak üzere tüm İslâm dünyası için son derece önemli. Bizim daha iyi hizmet verebilmemiz ve daha fazla evladımızı İslâmî bilgiler ışığında yetiştirebilmemiz için maddi açılımlar sağlanması gerekiyor.
Çünkü bu çocuklar Müslüman Bosna'nın yarını. Bina olarak kapasitemiz var, ama masraflarını karşılamakta zorluk çektiğimiz için mevcudumuzu daha fazla artıramıyoruz. Çocuklar normal okullarda Hırvat, Sırp ve Boşnak yönetimin ortak belirlediği kurallar doğrultusunda eğitim alıyor. Burada bir İslâmî eğitimden bahsetmemiz mümkün değil. Ancak bizim gibi kuruluşlar İslâmî bilgi açığını kapatıyor."
VAKİT 09.11.2005






