Romatizmanın, yaygın kanaatin aksine yaşlılık hastalığı olmadığına dikkat çeken Romatoloji Uzmanı Dr. Selda Öktem, "Gençlerde eklem ağrıları önemsenmiyor. Oysa çoğu romatizmal hastalık genç yaşlarda başlıyor. Özellikle omurga romatizmaları genç erkekleri etkilerken, eklem romatizmaları doğurganlık çağındaki kadınlarda daha sık görülüyor" dedi.
Çoğunlukla romatizmal hastalıkların eklemlerden başladığını söyleyen Öktem, "Hastalığın tipine göre eklemlerde şekil bozukluklarına ve kalıcı değişikliklere neden olurken, bir kısmında iç organlarda da (akciğer, böbrek, karaciğer vb.) harabiyet yapabilmektedir. Vaskülitler (damar romatizmaları) dediğimiz grupta ise öncelikli hedef damarlardır. Eğer iç organları besleyen damarlar etkilenmişse solunum, böbrek yetmezliği, sindirim sistemi yakınmalarına neden olabilmektedir" dedi. Öktem, eklem ve omurga romatizmalarında görülen şikayetleri ise şöyle sıraladı: "Eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, sabahları eklemlerinde sertlik olması, daha sonra yavaş yavaş gevşemesi, el parmaklarında soğukta beyazlaşma, sararıp solma, cilt altında bezeler, güneşte ciltte aşırı duyarlılık ve yaralar gelişmesi, ellerde veya vücudun herhangi bir yerinde deride sertlik, güçsüzlük, merdiven inip çıkamama, oturup kalkamama ve kaslarda ağrı, özellikle sabahları daha belirgin bel ağrısı ve tutukluk hali, gözlerde sık sık iltihaplanma (üveit)." Bu hastalıkta egzersizin mutlaka gerekli olduğunun altını çizen Öktem, "Hareketleri sınırlanmış eklem ve omurganın esnekliğine kavuşması için, kas ağrılarında spazmın çözülmesi için çok egzersiz önemlidir" dedi.
MİLLİ GAZETE 10.03.2006






