Bir ilköğretim öğrencisinin çantasında 7 kilo ağırlık bulunduğu belirtilerek, bunun, öğrencinin fiziki yapısını bozduğu, kitap sevgisini de olumsuz etkileyeceği ifade edildi.
Doğanay, eğitimde bilgilerin, tıpkı bir hammadde gibi zihinlerde işlenerek sorunların çözümünde, karar verme sürecinde kullanılabilecek bir duruma getirilmesi gerektiğini belirterek, "Böylelikle bilgi işe yarar hale gelir. İşlenmemiş bilgi yalnızca ezber bilgidir" dedi. Bir kişiye ne kadar çok bilgi yüklenirse, o kadar iyi eğitilmiş olacağının yanlış bir anlayış olduğunu ifade eden Doğanay şöyle konuştu: "Önemli olan kişinin belleğindeki ham bilgilerin çokluğu değil, onları işleyebilmesi ve kullanılabilir bir duruma getirebilmesidir. Bu sebeple, artık okullarımızda Öğrencilere bilgi yükleme yerine, bilgileri işleme kapasitesi geliştirilmeli. Kişi, bu becerilerle donatıldığında, "karşılaşacağı yeni bilgileri beyninde kolaylıkla işleyerek kullanılabilir hale getirecektir. Bu sebeple, klasik bilgi yükleme anlayışı terk edilmeli, bilgiyi işleme kapasitesi geliştirilmelidir."
ÇOCUĞUN KİTABA SEVGİSİ AZALIR!
Doğanay, bir ilköğretim öğrencisinin çantasının yaklaşık 7 kilo ağırlığı bulduğunu, bu ağırlığın da özellikle alt sınıflardaki öğrencilerin kemik ve kas gelişimi gibi fiziki problem doğurabilecek düzeyde olduğuna dikkati çekti. İlköğretim çağındaki bir öğrencinin taşıdığı yükün, kitaplara olan sevgisini olumsuz etkileyeceğini ifade eden Doğanay, "Kitapların, örgenciler için okullarda oluşturulacak özel dolaplarda muhafaza edilmesinin yolları düşünülmeli. Çocukların beyinleri bilgi, bedenleri çanta yükünden kurtarılmalıdır" diye konuştu.
VAKİT 16.05.2006






