Daha az 'yıkıcı' bir tedavi
Ulusal Kanser Enstitüsü'nden Dr. Sheila Taube, "Hastaların çoğuna kemoterapi öneriliyor, ancak bu tedavi uygulanmadan da iyiye gidenleri biliyoruz" diyor. Pek çok hasta ameliyat, radyasyon ve hormon tedavisiyle yaşamını sürdürebiliyor. Ancak doktorlar alternatif tedaviler önermekte tereddüt ediyor. Şimdi araştırmacılar, gen biliminden de yararlanarak kanserin yayılmasını önleyecek daha az yıkıcı teşhis ve tedavi yöntemleri geliştirmeye çalışıyor.
Amerika'da her yıl 100 bini aşkın kadına, önlenebilir erken göğüs kanseri teşhisi konuluyor. Erken teşhiste tümörleri, büyümeden ve vücudun başka bölgesine sıçramadan kontrol altına almak mümkün.
Yeni geliştirilen gen testinin, bazı tedavi sonrası durumlarda yardımcı olacağı düşünülüyor. Bu test, temizlenen tümörün ameliyattan sonra tekrar ortaya çıkma olasılığını belirliyor. Bu olasılık 100 üzerinden bir puanla belirleniyor. Testten 18'in altında puan alan hastalarda yeniden tümör oluşma riski çok düşük, 30 ve üzerinde olan hastalarda ise bu ihtimal yüksek. Bu sayede doktorlar, tümörün tekrar oluşma ihtimaline göre kemoterapi uygulanıp uygulanmayacağını belirleyebiliyor.
Tümör oluşma riski düşük hastalara kemoterapi uygulanması zaten herhangi bir fayda sağlamıyor. Bu test sayesinde, kemoterapiye mecbur olmayan hastalar, tedavinin ağır yan etkilerinden kurtulabiliyor.
RADİKAL -14 HAZİRAN 2006
Kanserli kadına yeni umut
Tüm dünyada her yıl on binlerce kadın göğüs kanseri teşhisiyle hemen kemoterapi tedavisine başlıyor. Yeni geliştirilen gen testi bu ağır tedavinin gerekli gereksiz kullanımı sorununu çözebilir






