Sorun kansızlık olsaydı...
Amerikan Pediatri Akademisi'nden Dr. Reginald Washington'a göre, çocukları obez olarak etiketlemek, hem ailelerinin, hem de çocukların canını sıkıyor. Ancak daha önemli bir mesele var. Dr. Washington, "Eğer problem kanser, kansızlık ya da kulak enfeksiyonu olsaydı, aynı tartışmayı yapar mıydık?" diye soruyor ve ekliyor: "Obezitenin kontrolden çıkmasının yüzlerce nedeninden biri de, kimsenin konu hakkında konuşmak istememesi."
'Hastalık Kontrolü ve Engellenmesi Merkezi'nin (CDC) obeziteyle ilgili kabul ettiği 'diplomatik' dil ise pek çok doktor tarafından kabul görüyor. Buna göre, 'obez' sözcüğü, sahip olduğu kötü imaj nedeniyle kullanılmıyor ve obezite mağduru çocuklar 'kilolu olma riskine sahip' gibi bir kalıp tanımla adlandırılıyor.
CDC'nin obezite için kullandığı dil, çoğunlukla 1960'lar ve 70'lerde toplanan verilerle oluşturulan tablolara dayanıyor. Şişmanlığın gençler arasında yaygın olmadığı bu dönem temel alınarak oluşturulan tablonun güncelliğini yitirip yitirmediği de tartışılan bir diğer konu.
Kullanılan dilin değişmesi gerektiğini savunanlar, Amerikan gençlerinin büyük kısmını ilgilendiren obezite sorununun, benimsenen 'diplomatik' tavır nedeniyle yok sayıldığını iddia ediyorlar. CDC, Amerikan Tıp Kurumu ve konuyla ilgili diğer kuruluşların görüştüğü yeni tasarı ise, şişman çocukların yetişkinlerle aynı biçimde adlandırılmasını öneriyor.
'Nasılsa risk sınırındayım!'
Pediatri uzmanı Michael Wasserman, kilo sorunu olan insanlar için yaygınca kullanılan 'kilolu olma riskine sahip' tanımının yanlış yönlendirici olduğunu savunuyor. Bu tanımın, "Şu an sadece risk sınırındayım. Bu sorunla ilgilenmeyi şimdilik erteleyebilirim" denmesine yol açtığını iddia eden Wasserman, konunun çocuklar ve ebeveynler tarafından çokça reddedilip yok sayıldığını söylüyor.
Bir başka pediatrist Rebecca Unger ise, tanımda bir yanlışlık görmediğini ve kilo probleminin böyle açıklanmasının hastalara ümit verdiğini iddia ediyor.






