"Ben kimim?" soruları ergenlik dönemi gencinin iç alemindeki savaş meydanında acımasızca bir mücadelenin hem de bitmeyecek sandığı bir mücadelenin başlamasına sebep olur.
"Gerçek nedir?" soruları ardı ardına gelir, gerçeği aramak bazen iç aleminde öyle yorgun düşürür ki onu kalabalıklarda yalnız başına bırakır. Eğlenceler, arkadaş çevreleri, gençlik aşkları.. bu gerçeği aramaktan onu hiçbir zaman alıkoyamaz.
Ergenlik, inanç krizi dönemidir
İç barışı savaş alanlarına döner. Kendisini canından çok seven ailesi, ona sevgisini ispat edemez olur. Arkadaşlarının sevgisine karşı şüphe duymaya başlar. Anlamsız bir yaşamın kendini kuşattığı inancı ile serseri bir mayın gibi günlerini geçirir. Anlamsız dünya hayatı ve bazı kaygılar ümitle bağlanılacak bir yerler arattırır. İşte bu noktaya gelen gencin elinden tutmak, sahip olmak, krizden onu kurtarmanın tam zamanıdır. Tek başına çok nadir insan ümitle bağlanılacak yegane varlığın Allah olduğunu bulabilir. Ama çoğunlukla bu dönemde mutlaka bir yol göstericiye ihtiyaç vardır. Artık kimlik arayışı devresi kasıp kavurur genci.
Ne ailede, ne de okulda sistemli bir şekilde yarınlara hazırlanmayan gençlik; idealin ve ibadetin bulunmadığı eğitim sistemleriyle pek çok olumsuzlukları yaşamak zorunda kalmakta.
Kimlik arayışı devresinde bulunan gençlik için lise yılları çok önemli yıllardır. Bu yıllar ya dine karşı, ya da dindar olunacak kimlik kazanımının tohumunun atıldığı yıllardır.
Yani diyebiliriz ki, lise yılları gençlik için inanç konusunda ciddi adımların atıldığı yıllardır.
Ergenlikle başlayan bu dönem, dini bir değişmenin veya dine yönelmenin zamanıdır. İşte bu, gençlerin hayatını etkileyecek en kritik dönemdir.
Sabırla ve yılmadan
Elinden tutulup, psikolojisi kavranarak sabırla ve yılmadan ergenlik dönemi ve lise gençliğine sağlıklı bir şekilde yardım edilirse sağlıklı bir dini gelişim elde edilebilir.
Sosyal yaşantımızda hepimizin gördüğü bir gerçek vardır ki, eğer gençler inanç krizi dediğimiz ergenlik döneminde aileleri tarafından dışlanmışlarsa; yirmi yaşlarını doldurduktan sonra ailenin ahlakî, sosyal, dini ve politik değerlerini benimsemişlerdir.
MİLLİ GAZETE 12.07.2006






