Özcan'ın yöntemi, kesin bir tedavisi olmayan ve sadece birtakım ilaçlarla kontrol altında tutulmaya çalışılan hastalığın pençesindeki 150 milyon insan için son derece önemli bulundu. Özcan'ın geliştirdiği yöntem kısa süre sonra insanlar üzerinde de denenecek.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 3. sınıfındayken Harvard Üniversitesi'nde ünlü diyabet profesörü olan C. Ronald Kahn'in laboratuvarına kabul edilen Özcan, iki yıl boyunca insülin salgılayan beta hücreleri üzerine araştırmalar yaptı. Özcan, daha sonra aynı üniversitede şişmanlık genini bulan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'in laboratuvarında çalışmaya başladı. Özcan'ın 2004'te Science dergisinde yayımlanan bu çalışması, saygın tıp dergisi 'Nature Medicine' tarafından 2004-2006 yılları arasında 'dünyada yapılan en iyi beş diyabet araştırması' içinde gösterildi.
Özcan, moleküler ve genetik tekniklerle yaptığı çalışmada hücre içindeki 'endoplazmik retikulum' diye adlandırılan organelde gelişen aşırı yüklenmenin, tip 2 diyabetin gelişiminde merkezi bir rol oynadığını göstermişti.
Dr. Özcan bu çalışmasından yola çıkarak yaptığı yeni çalışmasındaysa söz konusu yüklenmeyi bir ilaç grubuyla azaltmayı başardı. Araştırmada, iki ilaç kullanan Özcan, şişman ve ileri derecede tip 2 diyabet geliştirmiş farelerde, diyabeti tamamen iyileştirdi. Farelerdeki yüksek kan şekeri değerleri tamamen normale döndü. İlaçlardan ilkinin etken maddesinin 4-Phenyl Butyrate (4-PBA) diğerininkinin de Tauroursodeoxycholic Acid (TUDCA) olduğunu anlatan Özcan, "Bu çalışma yeni bir grup ilacın diyabet tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor ve benim önceden bulduğum sistemin, tedavi için ciddi bir hedef olduğunu kanıtlıyor" dedi. Araştırmayı insanlar üzerinde de deneyeceklerini belirten Dr. Özcan, her iki ilacın da halen başka hastalıkların tedavisinde kullanılan 'güvenilirliği kanıtlanmış' ilaçlar olduğunu vurguladı.
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimi alan Özcan'ın Türkiye'de yaptığı araştırmalar, iki kez en iyi ulusal proje ödülü aldı. Özcan'a Türkiye Diyabet Vakfı'nın En İyi Bilimsel Proje ve Türkiye Diyabet Cemiyeti'nin Celal Öker Bilim ve Teşvik Ödülü verildi.
'Sonradan edinilen diyabet' olarak da bilinen tip 2 diyabet, obeziteyle doğrudan bağlantılı. Tip 2 diyabet hastalarının yüzde 80'i obez. Halen 180 milyon olan hasta sayısının 2025 yılında 300 milyona ulaşması bekleniyor. Kanda sürekli yüksek düzeyde glikozu olan tip 2 diyabetlilerde vücut doğal insülin üretmeye de devam edince vücut bu insülini kullanamıyor, hücrelere girişi zorlaşan şeker, kanda birikmeye başlıyor. Bu da böbrek yetmezliği, körlük, kalp krizi ve felce yol açabiliyor. Kesin tedavisi olmayan tip 2 diyabette ilaçlarla şeker seviyesi kontrol edilmeye çalışılıyor. Hastaların üçte biri hastalığından habersiz.
Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, tip 2 diyabetin insülin salgılamada yetersizlik ve hücrelerin bu hormona duyarlılığının azalması sonucunda geliştiğini söyledi. Diyabet vakalarının yüzde 90'ını tip 2 diyabetlilerin oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, Özcan'ın araştırmasının 150 milyon diyabetli için son derece önemli olduğunu vurguladı. Dr. Özcan'la istişare içinde bulunduklarını belirten Yılmaz, "Dr. Özcan'ın çalışması, hastalığın tedavisi için yeni umut. Bu çalışmanın dünyanın en ciddi bilim dergisinde yayımlanması, Umut ve ülkemiz açısından çok önemli" dedi.






