Yıldız, din ve din dersinin gerekliliğinin sadece o dine inananlar için değil, toplumda yaşayanların tümünün bilgi sahibi olması ve birlikte yaşamanın asgari şartı olduğunu kaydetti.
Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, Eğitim-Bir Sen Genel Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda zorunlu din dersine ilişkin sendikasının görüşlerini açıkladı. Yıldız, sivil anayasa çalışmaları çerçevesinde tartışmalara neden olan din dersinin anayasada yer almasının gerekli olduğunu kaydetti. Anayasada devletin amacını, kişinin maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak belirtildiğini dile getiren Yıldız, “Taslakta, ‘kişinin maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak’ olarak belirtilmiştir” diye konuştu. Milli birlik ve bütünlüğün sağlanması ve ülkenin bölünmezliği için din dersleri olmazsa olmaz olarak görüldüğünü vurgulayan Yıldız, ülkenin yaşadığı acı tecrübeden çıkarılan ders sonucu din dersleri ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasına konulduğunu hatırlattı.
Yıldız hükümetin anayasadan din dersi zorunluluğunu değil, din eğitimin önündeki engelleri kaldırmasını istediklerini söyleyerek, “Bütün bu gerekçeler ve din dersi verilmediği için geçmişte yaşanan acı tecrübeler ışığında diğer dersler gibi din dersi bütün ilk ve orta öğretim kurumlarında seçmeli değil zorunlu ders olarak okutulmalıdır. Hükümet anayasadan din dersi zorunluluğunu değil, din eğitiminin önündeki engelleri kaldırmalıdır. Anayasa’da ifadesini bulduğu şekliyle kişinin maddi ve manevi varlığının gelişmesinin yegane şartı budur” dedi.
Din dersinin gerekliliğini değil etkinliğini, muhtevasını ve yöntemlerinin konuşulması gerektiğini de ifade eden Yıldız, şunları söyledi: “Yıllardır zorunlu olup olmamasını tartışmak din dersinden beklenen faydayı engellemektedirler. Din dersinin gerekliliği üzerine kafa yormaktan nasıl bir din dersi verilmesi konusuna kafa yorulmamaktadır. Millet olarak birlikte yaşamanın asgari şartı, milletin en önemli ortak değeri olan dinin bilinmesidir. İster inansın ister inanmasın, ister dinin gereklerini yerine getirsin isterse getirmesin her ferdin beraber yaşadığı toplumun üst kimliği olan din konusunda yeterli ve doğru bilgiye sahip olması şarttır”
MİLLİ GAZETE -19 EYLÜL 2007 ÇARŞAMBA






