Prof. Dr. Seber, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insanların son 10 yıldır yoğun olarak kullandığı internetin dünyada yaklaşık 200 milyon kişiyi etkilediğini belirterek, milyonlarca kişinin, dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımı yaşamaksızın sanal dünyada buluşup sohbet etme imkanı bulduğunu kaydetti.
Arama motorları aracılığıyla internet kullanıcısının, istediği ve aradığı bilgilere kısa sürede ulaşılabildiğini, her türlü internet mağazalarının 24 saat binlerce kişiyi ağırladığını anlatan Prof. Dr. Seber, şöyle konuştu: “Ancak, internetin hayatımıza getirdiği bu faydalarının yanı sıra psikolojik, sağlık ve sosyal problemleri de gündeme getirmiştir. İnternetin yararlarının dışında gündeme gelen psikolojik sağlık ve sosyal problemleri özellikle okul çağındaki gençlerde bağımlılık yaratan bir süreç yarattı. Zamanının büyük kısmını internette geçiren kişilerin iş ve okul hayatında verimlilik düşüyor, aile ve iş hayatında sorunlar görülüyor.
Prof. Dr. Seber, geçmişte bağımlılığın yalnızca madde bağımlılığı olarak ortaya çıktığını, ancak artık gelişen teknoloji ve farklılaşan tutum ve davranışsal değişikliklerin bağımlılık olarak düşünülmeye başlandığını söyledi. Seber, “Teknolojik bağımlılıklar, insan-alet etkileşimini içerir ve kimyasal olmayan davranışlarla da izlenen bağımlılıklar olarak tanımlanır” dedi.
İnternet bağımlılığının göstergeleri
Prof. Dr. Gülten Seber, internet bağımlılığı göstergelerinin “aksatmadan her gün internete girmek, internete girdikten sonra zaman kavramını yitirmek, gündüz uyuyup sabaha kadar gece internette kalmak, gittikçe gerçek dünyadan el ayak çekmek, yemek yemeyi unutmak. Bilgisayar ekranı başında bir şeyler atıştırmak, internette çok fazla vakit geçirdiğini inkar etmek, hızla gerçek dostları unutmak, sanal dostluklar geliştirmek, günde birkaç kez elektronik mesaj kutusuna bakmak, iş saatlerinde de internete girmek, oyun oynamak, aile üyeleriyle ilişkiyi en aza indirmek” olduğunu bildirdi.
Bilgisayar kullanımı arttıkça bireylerin kendini yalnız ve mutsuz hissetme olasılığının da arttığını anlatan Prof. Dr. Seber, şöyle devam etti: “Bilgisayar okur-yazarlığı, eğitim, eğlence, sanat, kendini ifade etme gibi yararlarının yanı sıra, bağımlılık yaratabilir, erotik içerikli siteler tercih edilebilir, sohbet yaparken küfür, yalan, farklı kimliklerle görüşme olayı sürdürülebilir, servetini yitirebilir, uykusuzluk gibi sağlık sorunları yaşanabilir. En önemlisi insanlar ruhsal sorunlarını gizlemiş, ertelemiş ya da örtmüş olabilir. Çocuklar ve gençler bilgisayarın olumsuzluklarından korunmalıdır. Aşırı sert ve katı ilkeler yerine, denetim getirilmelidir.”
MİLLİ GAZETE -12 OCAK 2007 CUMA






