İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Hayali diziler çıldırtıyor

Yaşam
|

İlköğretim ve lise öğrencilerinin neredeyse tamamının ‘Acemi Cadı’, ‘Selena’, ‘En İyi Arkadaşım’, ‘Sihirli Annem’ adlı dizileri izledikleri yapılan anketler sonucunda ortaya çıkmış ve dizilerdeki sihir ve büyülerden olumsuz yönde etkilendikleri belirtilmişti. Bu ve benzeri dizilerin çocuklar üzerinde ne gibi tesirler oluşturabildiği gerçek bir olayla ispatlandı. Bir hareket ya da sihirli sözcükle nesnelerin

İlköğretim ve lise öğrencilerinin neredeyse tamamının ‘Acemi Cadı’, ‘Selena’, ‘En İyi Arkadaşım’, ‘Sihirli Annem’ adlı dizileri izledikleri yapılan anketler sonucunda ortaya çıkmış ve dizilerdeki sihir ve büyülerden olumsuz yönde etkilendikleri belirtilmişti. Bu ve benzeri dizilerin çocuklar üzerinde ne gibi tesirler oluşturabildiği gerçek bir olayla ispatlandı. Bir hareket ya da sihirli sözcükle nesnelerin insana, insanların hayvan ya da eşyaya dönüştüğü, küçüklerin sanal maceralarını konu alan sihirli diziler yüzünden bir çocuk çıldırdı.

ALO RTÜK ŞİKAYET HATTI: 178

“YÖNETMENLER ÇOCUKLARI CADILARA TESLİM EDİYOR”

Program Yapımcısı Fatma Acer, TV yöneticilerini eleştirerek, yöneticilerin, reyting uğruna televizyonu sadece eğlence ve insanların beynini yanlış bilgilerle doldurma aracı olarak kullandıklarını söyledi. Her geçen gün televizyonlarda yayınlanan dizilerin seviyesizleştiğini ve milli manevi tahribata yol açtığını vurgulayan Acer, “Gelişim çağında olan çocukların; gözlemledikleri, duydukları ya da televizyondan izledikleri en ufak ayrıntıları bile hafıza kayıtlarına aldıkları bir gerçektir. Bu tür diziler çocukların zihinlerinde hayal mahsulü kahramanlar oluşturarak gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca gerçekte olması mümkün olmayan, fakat çocuklar tarafından olabilirliği tartışılamayacak düzeyde olduğu için psikolojik sıkıntılarla karşılaşmak olağandır. Medyanın yöneticileri tüm bunları bilmesine rağmen çocukları cadılara teslim ediyor” dedi.

ÇOCUKLARIN BEYİNLERİ BOŞALTILIYOR
Acer, ülkemizde birçok çocuğun yeteri derecede din eğitimi almadığını ve bundan dolayı çocukların maneviyattan uzak bir hayat benimsediklerini belirtti. Acer, “Çocukları, iç dünyalarında boşluk oluşturabilecek bu tür yayınlarla yetiştirmek, gençliğimizi hedef alan ve onların bu tür zaaflarından faydalanmaya çalışan dış mihraklı kişilerin iştahlarını kabartmakta ve dev bir çığ gibi gelen altın neslimizi köreltme amacı taşımaktadır. Çocukların beyinleri bu dizilerle boşaltılmaktadır. O yüzden toplum olarak, geleceğimizin mimarı olan çocuklarımızı sihir, fal, astronomi gibi kendi içinde çıkmaz yaşayan dogmatik paradigmalarla yetiştirmek kendimize yapacağımız en büyük kötülüktür. O tür diziler yerine, çocukların ruh dünyaları ve ahlakını olumlu yönde etkileyecek alternatif programlar yapılmalıdır. Bu konuda biz televizyonculara büyük görevler düşmektedir. Bile bile çocukları delirtmenin anlamı yok” diye konuştu.

Psikolog Mehtap Kayaoğlu: Çocuklarımızı daha fazla zehirlemeyelim
“Çocuklarımızı reytinginize malzeme yapmayın. İnsanı insan yapan değerlerin yer aldığı diziler çekin. Emeği öğreten, sabrı öğreten, sevgiyi öğreten, bedel ödemenin önemini öğreten, zor kazanılan değerlerin zor kaybedildiğini anlatan, bireysel gelişimi destekleyen projelere ihtiyacımız var. Çocuklarımızı daha fazla zehirlemeyelim.”
Psikolog Mehtap Kayaoğlu, “Sihirli diziler, sihirli programlar, sinirli çocukların sayısında artışlara neden oldu” dedi. İzlediklerinin hayal ürünü olduğunu anlayamayacak yaştaki çocukların, seyrettikleri filmlerdeki yaşamları taklit ettiklerini belirten Kayaoğlu, “Ekranda sihirle başarılan durumlar, gerçek hayatta başarılamayınca da öfke tepkilerinde artış oluyor. Erken çocukluk dönemi diye nitelendirdiğimiz okul öncesi çağlardaki çocukların, insanüstü olayları, hayatın normaliymiş gibi algılamaya başlaması çok büyük bir tehlikenin habercisidir. Örneğin bir çocuğa gerekli olduğu bir dönemde, ‘mucize’ kavramını anlatamazsınız. Çünkü bu tür diziler, mucizevî işlevleriyle, çocukların minik hayatlarında son derece ciddi karmaşalara yol açabiliyor. İleriki yaşlarda kavram kargaşası tehlikesinin birinci adımı bu şekilde atılmış oluyor” dedi.

ÇOCUKLAR, BURNUNU OYNATINCA İŞLERİ BİTSİN İSTİYORLAR
“Tembelleşmeye başlayan yeni nesil, dizilerin etkisiyle daha da tembel bir forma bürünüyor” diyen Kayaoğlu, şöyle devam etti: “Emek harcamak, çabalamak, bedel ödemek gibi insanî değerlerin tamamen gerisinde kalıyor. Bedel ödemeden, emek harcamadan, hiç çaba sarf etmeden sürekli ‘hazıra konan’ dizi kahramanlarının hazırcılığına imreniyor. ‘Keşke sihirli bir değneğim olsa da derslerim hemen bitse’, ‘burnumu oynatsam da dağınık odam iki saniyede derli toplu olsa’ gibi, tamamen hazırcı, tamamen emek harcamanın önemsizleştirildiği bir süreç ortaya çıkarılıyor. Kanalların reyting kavgası yüzünden üretmeyen, tembel, fırsatçı, hazıra konan, kısa yoldan köşeyi dönen insanların sayısı artmaya başladı.”

ÇOCUKLARI ZEHİRLEMEYİN
TV yöneticilerini uyaran Kayaoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çocuklarımızı reytinginize malzeme yapmayın. İnsanı insan yapan değerlerin yer aldığı diziler çekin. Emeği öğreten, sabrı öğreten, sevgiyi öğreten, bedel ödemenin önemini öğreten, bireysel gelişimi destekleyen projelere ihtiyacımız var. Çocuklarımızı daha fazla zehirlemeyelim.” 

(Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Gönül Erdal) Bu tür dizilerin yasaklanması gerekir
Hemen her kanalda birbiri ile yarışırcasına yayına konulan sihir eksenli dizilere RTÜK’ün sessizliği dikkat çekiyor. Uzman Erdal, tv’lerin sergilediği tabloyu şöyle özetliyor: “15-16 yaşına gelmiş genç kızlarımıza, delikanlılarımıza hayal empoze ediyoruz.”
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Gönül Erdal, televizyondaki hayal ürünü dizilerin çocuk psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Çocukların hayal dünyasının çok önemli olduğunu vurgulayan Erdal, “Çocukların kurduğu hayaller yaş büyüdükçe hayatla bağlantılı olmalıdır. Ama biz 15-16 yaşına gelmiş genç kızlarımıza, delikanlılarımıza öyle hayaller empoze ediyoruz ki; her şey para, her şey lüks ve maalesef her şey sahte… Ahlak, görgü, terbiye, kültür... bu nosyonlardan yoksun duyumlar, haberler veriyoruz. Ve bunları önemsizmiş gibi lanse ediyoruz” dedi.

ERDAL, KENDİ HASTASINDAN ÖRNEK VERDİ
Erdal, kendisinin küçük yaşta bir çocuk hastasının bulunduğunu ve dizilerden etkilenerek sürekli sihir yapmaya çalıştığını söyledi. Erdal, şöyle devam etti:
“Çocuk, elinde bir sopayla etrafındaki insanlara, ‘neden değişmediklerini’ sorup sinir krizleri geçiriyordu. Bu çocuğa bunun bir oyun olduğunu, oyun alanında kalabileceğini anlatmanız çok zor. O yüzden o tür dizilerin, çocuk ruh sağlığı açısından olumlu etkileri kapsamadığı için yasaklanması gerek.”

ALO RTÜK ŞİKAYET HATTI: 178


VAKİT -12 OCAK 2007 CUMA
AKRA