İstanbul eski Müftüsü Selahattin Kaya, Ramazan ayının infak ayı olduğunu belirterek, Ramazan'da ve-rilen zekat, sadaka ve iftarlarla sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın doruğa ulaştığını söyledi.
Kaya, oruç nedeniyle aç kalan insanların fakir-fukaranın halini düşünme imkanına sahip olduğunu, böylece hayır ve hasenat için bir fırsat doğduğunu dile getirdi. Zekat mükelleflerinin bir yıllık hesaplarını Ramazan ayında yaptıklarını söyleyen Kaya, “Mükellefler bu ay hem hesaplarını yapıyor hem de zekatlarını veriyorlar. Ancak, zekatların bir ay içinde verilmesi yerine senenin bütün aylarına yayılması daha uygun.
EFENDİMİZ ÇOK CÖMERTTİ
En güzeli, yıl içinde verilen zekatların hesabının yapılması ve noksanların tamamlanmasıyla bu borçların ödenmesidir” dedi. Kaya “Miktarı müftülüklerce belirlenen Sadaka-i Fıtır (Fıtır Sadakası) Ramazan'da verilmesi gereken bir ibadettir. Ramazan'da ödeyemeyenler daha sonra kaza eder gibi ödemeli. Ama Ramazan Bayramı'ndan önce bu Sadaka-i Fıtır'ın verilmesi lazım” diye konuştu. Ramazan ayında zekatın yanında sadaka verilmesinin de tavsiye edildiğini belirten Selahattin Kaya, “İnsanoğlu, evlatları ve malları başta olmak üzere birçok şeyle imtihan edilmektedir. Malın karşılığında zekat ve sadaka verildiği takdirde imtihan verilmiş olur. Resul-ü Erkem olan Peygamber Efendimiz'in sıfatlarından birisi cömertliktir. Ekrem 'en kerim' manasına gelmektedir. Hadis rivayetlerinde en fazla cömertlik yapan Peygamber Efendimiz'in Ramazan geldiği vakitte cömertliğinin nihayetsiz olduğu belirtilmiştir. Kur'an-ı Kerim'in pekçok yerinde 'infak' diye bir tabir kullanılır. Bu tabir malından bir miktar ayırarak zekatın dışında fakir fukaraya yardım edilmesi için kullanılmıştır. İnsanlar Ramazan'da infak yapmalı” dedi.
MÜKAFATI BÜYÜK
Zekat, sadaka ve diğer hayır hasenatın karşılıksız kalmayacağını söyleyen Selahattin Kaya, “Cenab-ı Hak bunları 10 mislinden 700 misline kadar mükafatlanıdırıyor. Bu mükafatlandırma anlatılırken Kur'an-ı Kerim'de başak misali ve-rilmektedir. Kur'an-ı Kerim'in pekçok yerinde insanın cimrilik özelliğine vurgu yapılarak, bunun doğru olmadığı beyan olunur” şeklinde konuştu.
Yardımlar gizli yapılmalı
Fatih Sultan Mehmet Han'ın vakfiyesinde fakir fukarının erzakının hava karardıktan sonra götürülüp kapısına teslim edilmesi yönünde hüküm bulunduğunu anlatan Selahattin Kaya, “Dilenmek İslam'da zillet olarak zikredilmiştir. Bu yüzden doğru olan fakir aileleri yerinde tesbit edip izzet-i nefislerini rencide etmeden ihtiyaçlarını gidermektir” dedi. Kaya, zekat, sadaka ve burs gibi yardımlarda gençlere ve öğrencilere öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı. Selahattin Kaya, paylaşma konusunda örnek olarak Peygamber Efendimiz'in Mekke'den göç eden muhacirler ile onlara yardım eden ensar arasında bir kardeşlik bağını gösterdi. Kaya, “Medineli Müslümanlar, Mekkelilere kucak açmışlardır. Bu sayede aralarında büyük bir kardeşlik doğmuştur. Kur'anı Kerim'de ensar için 'ihsar' yani 'kendileri sıkıntı içinde olsalar bile kardeşlerini kendilerine tercih eder' demektedir. İşte bu ensar topluluğu bütün Müslümanlara örnek verilmektedir. Ensar ile muhacirin arasındaki kardeşlik her zaman örnek olarak önümüzde durmalıdır” dedi.
HABER 7 - 27 EYLÜL 2007 PERŞEMBE