Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Daire Başkanı Mustafa Şahin, iklim değişikliğinin küresel ölçekli çevre sorunu olduğunu söyledi.
Toplantının açılışında konuşan Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Daire Başkanı Mustafa Şahin, küresel ısınma için bütün ülkelerin üzerine düşen görevi yerine getirmek zorunda olduğunu belirtti. Türkiye'nin bu konu hakkında çeşitli çalışmalar yaptığını kaydeden Şahin, konuya sivil toplum örgütleriyle birlikte çözüm yolu bulunması gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin her bölgesinin kendisine göre hava şartlarına sahip olduğunu ifade eden Şahin, "İklim değişikliği küresel ölçekli çevre sorunudur" dedi.
Dünya genelinde son 200 yıldan bu yana iklim değişikliğinin yaşandığını, son 50 yılda hızlı sanayileşmenin ardından bu değişikliğin had safhaya çıktığını anlatan Arıkan, "Küresel ısınma, insan kaynaklı iklim değişikliğidir" dedi.
ACİLEN NELER YAPILMALI?
REC Türkiye Yöneticisi Yunus Arıkan, şöyle konuştu:
"Fosil yakıtlarının aşırı tüketilmesi, ormanların yok olmasıyla birlikte atmosferde sera etkisi yürüten aşınımdan kaynaklanan bir değişiklik söz konusu. Küresel ısınmanın çözümü için her ülkenin, bütün insanların yapabilecekleri şeyler var. Bundan sonra beklenmeyen fırtınalar, daha sert doğa olayları yaşayabiliriz. Eğer önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde bir şey yapmaz ve bu fırsatı kaçırırsak felaket olur. Yazın çok sıcak geçecek. Kuraklık tehlikesi var. Barajlardaki su azlığından elektrik kesintilerinin yaşanacağı tahmin edilerek daha az enerji tüketilmeli.İklim değişikliğinde geriye dönüş sağlanabilmesi için insanlar binalarını yalıtmalı, toplu taşımayı tercih etmeli, çöpleri ayrıştırarak atmalı, enerjiyi az tüketmeli.
Dünyanın dört bir yanından gelen 500 kadar bilim adamı, iklimin ısınması meselesini ele almak üzere pazartesi günü Paris'te bir araya geliyor. BM'nin finanse ettiği "Hükümetler arası İklim Değişimi Uzmanlar Grubu" (HİDUG) toplantısı 4 gün sürecek. Uzmanların 2 Şubat'ta yayınlayacağı rapor, 5 yıl boyunca iklim konusunda referans kaynağı olacak. Zaten iki yıldır hazırlanmakta olan raporda, "iyi haber" bulunmayacak. Fransız iklim bilimcisi Herve Le Treut'ye göre, rapor uzun zamandır söylenegelenlerin teyidinden başka bir şey olmayacak.
Uzmanlara göre, denizlerdeki buzullar ve donmuş kara parçalarının erimesi, karla kaplı alanların ve buzulların azalması, ısınan okyanusların genişlemesi iklimin ısınmasının sonuçları olduğu kadar bu sürecin hızlandırıcısı da... İlim bilimcileri, bu olayların ısınmanın boyutlarını genişleteceğini düşünüyor. Ancak bu genişlemenin nereye kadar tahammül edilebilir olduğu pek bilinmiyor.
100 YIL SONRAKİ SICAKLIK!
HİDUG'un 2001 toplantısının sonunda yayınlanan raporda, ortalama sıcaklığın, yüzyılın sonunda 1990 raporuna göre 1.4 ila 5.8 santigrat derece artabileceği uyarısında bulunuluyordu. Fransız uzman Jean Jouzel'e göre, yeryüzü sıcaklığı bir asır içinde 0,8 derece arttı. Bu artışın yarısı da son 30 yılda meydana geldi. 1996 yılı hariç, 1995'ten bu yana geçen her yıl, son 140 yıllık dönemin en sıcak yılları oldu.
DÜNYA BUNA ZOR AYAK UYDURUR
AB'nin önceki yıl organize ettiği uzmanlar toplantısında şu sonuç çıkmıştı: Sıcaklık artışı 2 dereceyi geçerse, gezegenimiz buna ayak uydurmakta çok zorlanacak.
''BAHAR YORGUNLUĞU ARTACAK''
Sedat Demir, sıcaklık artışının birçok böcek türünün üremesini de artıracağını, bu şekilde bozulan tabii dengeyle birlikte böceklerle yayılan sıtma gibi hastalıklarda ciddi artış olmasının beklendiğini ifade etti. Küresel ısınmanın vücudun bağışıklık sistemini kötü etkileyerek birçok hastalığa davetiye çıkaracağını da dile getiren Demir, şöyle konuştu: ''Ayrıca mevsimsel değişiklikler vücudun bioritmini önemli ölçüde etkileyerek bahar yorgunluğu denilen belirtilerin artışına sebep olacaktır. Aşırı halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, güçsüzlük sıklıkla duyduğumuz şikâyetler haline geldi. Depresyon ve benzeri psikolojik rahatsızlıklarda ise bariz artış gözlemlenmektedir."
VAKİT 27.01.2007






