Küresel ısınmanın etkilerini artık yaşayarak görüyoruz. Küresel ısınmayı ve potansiyel etkilerini bir güvenlik sorunu olarak tanımlamak ve etkili bir strateji geliştirmek şart.
BM Hükümetlerarası Küresel Isınma Paneli'nin (IPPC) raporuna göre küresel ısınmaya beşeri faaliyetler, yani fosil yakıt tüketimi, sera gazı emisyonu neden oluyor. Rapora göre, yüzyıl içinde küresel ısı 2-4.5 derece artacak, Avrupa'nın güneyini etkileyen sıcak hava dalgaları yoğunlaşacak, tropik fırtınalar ivme kazanacak, Antartika'da buz dağlarının erimesi sürecek, deniz seviyelerindeki yükseliş devam edecek.
2003-2030 yılları arasında küresel enerji talebinin toplam yüzde 71 oranında artması beklenmektedir. 2003'te 80 milyon varil olan petrol tüketimi 118 milyon varile çıkacaktır; bu, günlük petrol tüketiminin 38 milyon varil artması anlamına gelmektedir. Küresel doğalgaz tüketimi, yıllık yüzde 2.4 oranında artarken, bu kaynak, 2030'da toplam enerji tüketiminin yüzde 26'sını karşılayacaktır ve doğalgaz ikincil enerji olma özelliği kazanmaktadır. Kömür ise üçüncül enerji kaynağı olarak önemini koruyacaktır. Petrol, doğalgaz ve kömür birlikte fosil yakıtları oluşturmaktadır; 2030 yılında fosil yakıtlar küresel enerji talebinin yüzde 81'ini karşılayacaktır. Bir başka ifadeyle küresel enerji talebi artarken, sera gazı etkisi gösteren fosil yakıt tüketimi de hızla artmaktadır.
Şehirleşme, kaynakların kötü yönetimi, kirlenmesi ve küresel ısınma nedeniyle kaynakların kurumasıyla ortaya çıkan en önemli sorunlardan birisi de susuzluktur. Günümüzde 1.1 milyar insan su sıkıntısı içinde, 2.4 milyar insan ise temiz suya erişimdeki sorunlar nedeniyle sağlıksız koşullarda yaşamaktadır. Tahminlere göre 2025'e gelindiğinde, 54 ülkedeki dört milyar insan, yaklaşık dünya nüfusunun yarısı su gereksinimini karşılamada zorlanacaktır. Dünyada her dakika yedi insan susuzluk veya yeterli temiz suya erişim sorunları yüzünden ölürken, ikamesi olmayan suyun ve su kaynaklarıyla birlikte sulanabilen tarım alanlarının değeri giderek artmaktadır.
Bu şartlarda, ciddi bir güvenlik ve devlet sorununa dönüşmekte olan 'Küresel ısınmaya karşı tedbirlerimizi aldık mı' sorusunu sormamız ve hazırlık seviyemizi aşağıdaki sorulara verilecek cevaplarla sorgulamamız gerekmektedir:
Özetle, küresel ısınmayı ve potansiyel etkilerini bir güvenlik sorunu olarak tanımlamak ve ciddi tedbirleri içeren bir strateji geliştirmek gerekiyor.
RADİKAL -12 ŞUBAT 2007 PAZARTESİ (Nejat Eslen: Emekli Tuğgeneral)






