Ankara, Irak ile imzalanan terörle mücadele anlaşmasında, Kürtlerin baskısı sonucu "sıcak takip" in yer almaması ve konunun ileri bir sürece bırakılmasını, Türkiye'nin BM'den doğan haklarının kaybolduğu yönünde değerlendirmiyor.
Türkiye, anlaşmada BM kararlarına yapılan vurgu nedeniyle sıcak takip hakkının korunduğunu iddia ediyor. Ancak bölgeye olası bir operasyonda Türkiye'nin karşısına Irak ordusu ya da Kürt peşmergelerin çıkması durumunda ne yapılacağı belirsiz.
Irak ile imzalanan terörle mücadele anlaşmasında sıcak takip maddesi bulunmamasına karşın Ankara bu hakkın halen saklı olduğunu savunuyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, tarafların pozisyonlarının anlaşmaya ek metinde yer aldığını, bu nedenle "sıcak takibe" ilişkin herhangi bir bağlayıcı durumun bulunmadığını ileri sürüyor. Ancak kaynaklar olası bir sıcak takip sırasında Türk güçlerinin önüne Irak ordusu ya da peşmerge kuvvetlerinin çıkması durumunda ne olacağı konusunda bir tahmin yürütmekten kaçınıyor.
'Sıcak takip' yok
Anlaşma metninde yer alan "Anlaşmayla ayrıca, tarafların birbirlerinin güvenliğini, toprak bütünlüklerini, sınırlarının dokunulmazlığını, vatandaşlarının güvenliğini hedef alan terör eylemlerini ve bu eylemin hazırlıklarını engellemek üzere; taraflar, terör örgütlerinin eylemlerinin finansmanına, planlanmasına, hazırlanmasına veya gerçekleştirilmesine destek verenleri, kolaylaştıranları, katılanları ve katılmaya çalışanları 'Yargıla veya iade et' ilkesi temelinde yargı önüne çıkarmakla yükümlü olduklarını bu anlaşmayla teyit eder" maddesinin ise Irak tarafından sıcak takip yapılmaması yönünde garanti olarak görüldüğü ifade ediliyor.
Ancak Ankara, bu maddenin de sıcak takibi engellemeyeceğini savunuyor. Kaynaklar, Ankara'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1368 numaralı kararında gerekenlerin ve doğan hakların açık bir biçimde anlatıldığını ifade ediyor. Bu maddede ise şöyle diyor: "Devletlerin tek başına ya da birlikte kendini savunma hakkı vardır. Bütün devletler, terör eylemlerinin mali açıdan desteklenmesini önlemek ve bastırmak, bu gibi eylemleri suç sayacak ceza kanunlarını yürürlüğe koymak, terorizme ilişkin mali ve ekonomik kaynak vb. unsurları dondurmak, bu şekilde yetenek oluşturmaya yönelik faaliyetleri engellemek zorundadırlar. Devletler buna ek olarak, terör faaliyetine karışmış kişilere ve kuruluşlara doğrudan veya dolaylı olarak destek sağlamayacak, personel ve silah temini faaliyetlerini de engelleyecektir."
Komite toplantıları
Sıcak takibin gerçekleştirilebilmesine ilişkin 4. madde ile ilgili komite toplantılarının ise ancak söz konusu anlaşmaların ülke parlamentolarınca onayının ardından başlayabileceği kaydediliyor. Bu nedenle netleşmiş bir takvim halen bulunmuyor.
4. maddeye atıfla anlaşmaya eklenen ek metinde, Türkiye ve Irak'ın sıcak takibe ilişkin pozisyonlarına yer verilmiş ve konuyla ilgili bir komisyonun kurulması öngörülmüştü.
CUMHURİYET - 1 EKİM 2007 PAZARTESİ