İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, son günlerde yaşanan terör saldırılarının ardından sokağa döküen halkın yer yer şiddete dönüşen halkın tepkilerini değerlendirdi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan, duyguların ortaya çıkardığı zihinsel körlüğe dikkat ve tepkilerin düşünce temelli değil, duygusal olmasına dikkat çekiyor.Türkiye’nin sosyolojik ve psikolojik analizlere; kimlik çatışması yerine kimlik barışına götürmeyi sağlayacak bir çabaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Tarhan, buna siyasetçi olmayanların da katkı sağlaması gerektiğini söylüyor; “Doğu’nun ve Batı’nın saygı duyduğu insanlar bu konuda önderlik yapmalı”.
“Terörün amaçlarından biri toplumda böyle bir tepki oluşturmaktır zaten. Teröristlerin sonuç alabilmesi için ‘şok yaşantılara’ ihtiyacı var.Şu anda yaşanan bir ‘şok yaşantı’dır. Bu teröristlerin arzuladığı bir şey. Şimdi bu şok yaşantıya karşı doğru tepki verilirse, teröristlerin oyununa gelinmemiş olur. Terör olaylarındaki alevlenmeye karşı toplumsal bir tepki var. Gelecek kaygısı, güvensizlik duygusu ve korku oluşmasına ve buna karşı duygusal olarak kontrolsüz davranma eğilimleri ortaya çıktı. Genellikle böyle durumlarda spontan, bireysel tepkiler oluyor. İşte bu, provokasyon planı yapanlar için çok iyi bir altyapı oluşturuyor.
KONTROLSÜZ DAVRANMA EĞİLİMLERİ ORTAYA ÇIKTI
“Böyle durumlarda mevcut duyarlılığın yönü birkaç uygulamayla değiştirilebilir. Önce toplumu iyi anlamak gerekir. Böyle bir durumda ortada bir kaos var, belirsizlik var. ’200 terörist sınırı geçiyor, taburumuzun yanına kadar geliyor ve bir şey yapılamıyor’ deniyor. İnsanlar burada Türkiye’yi yönetenlerin bazı şeyleri sorgulaması gerektiğini düşünüyor. Böyle durumlarda ‘niye bir şey yapılamıyor’ deniyor. Heyecanın olması doğal, iyi bir şey. Onu yok etmek yerine, böyle durumlarda çeşitli yönlendirmelere, çeşitli saptırmalara, dümenleme davranışlarına karşı, herkesin tepkisini verirken bunları sorması önemli.
ŞEHİT AİLELERİNE YARDIMCI OLMALI
“Terör mağduru şehit ailelerini anlamak, ‘ateş düştüğü yakar’ duygusu önemli. Çözüm yolu yardımdır. Bu insanlara yardım ve bunu tekrar yaşamamak için neler yapabilirim, sorusunu düşünerek hareket etme refleksi ortaya çıkmalı. Ve şehit ailelerinin, yakınlarının yalnız olmadığını göstermek önemli. O da sözde değil, icraatla olabilecek bir şey. Yardım kampanyalarına destek sağlayarak yapılabilir.
“Olayları yanlış nedenlere bağlamanın sonucu olarak yanlış tepkiler ortaya çıkıyor. Şu anda düşünce temelli tepkiler vermeye ihtiyaç var. Düşünce temelli tepkiler, faydalı tepkilerdir. Ama biz Doğu kökenli insanlar olarak duygu temelli tepkiye çok yatkınız. Buna dikkat etmek gerekiyor. Teröristlerin amacına hizmet etmemek gerekiyor. Terör eylemlerinde arzulanan şey, toplumda heyecan uyandırıp, çatışmaya yol açmaktadır.
TERÖRİSTLERİN OYUNUNA GELİYORUZ
“Bask örneği var. İspanya’da ayrılıkçı örgüt, nüfusun yüzde 8’ini teşkil ediyor; ancak onu destekleyenler arasında yüzde 40 oranında diğer İspanyollar var. Bunlar melez İspanyollar. Araştırma sonucunda niye onlara yöneldikleri tespit ediliyor. Kendilerinin toplum tarafından dışlandığını düşündükleri, aidiyet duygularını zayıf hissettikleri için terörist grubun yanında yer aldıklarını söylüyorlar.
SAYGI DUYULANLAR ÖNDERLİK ETMELİ
“İspanya’da ‘terör neden oluyor’ diye sosyolojik ve psikolojik araştırmalar yapılıyor. Araştırmaların sonucunda terörün psikolojik arka planını tespit edip, kimlik barışmasını sağlıyorlar. Şu anda Türkiye’nin sosyolojik, psikolojik analizlere ve kimlik çatışması yerine kimlik barışına götürmeyi sağlayacak bir çabaya ihtiyacı var. Siyasi olmayan kişilerin de buna katkı sağlamasına ihtiyaç var. Doğu’nun ve Batı’nın saygı duyduğu insanlar bu konuda önderlik yapmalı, diye düşünüyorum.”






