Programa göre, ilköğretime geç kayıtlar ve bitirmeden ayrılanlar ile kız çocuklarının eğitime erişimindeki sorunlar, okullaşma oranının istenilen düzeyde artmasını engelleyen başlıca faktörler arasında bulunuyor.
2005-2006 eğitim-öğretim yılı sonunda ilköğretimden mezun olanların içinde kızların oranı Türkiye genelinde yüzde 48,6 iken, bu oran bazı illerde yüzde 30'lara kadar düşüyor.
2006-2007 eğitim-öğretim döneminde ilköğretim çağ nüfusunda olup da ilköğretime devam etmeyenlerin 667 binini kız, 444 binini erkek çocuklar oluşturuyor. İlköğretim çağında net okullaşma oranı kız çocuklar için yüzde 87.9, erkek çocuklar için yüzde 92.2 olarak belirlendi.
İlköğretimde 10 milyon 847 bin öğrenci öğrenim görüyor.
Bakım hizmeti
Okul öncesi eğitimde de son 3 yılda okullaşma oranı yüzde 15,3'ten yüzde 24'e yükselmesine karşın bu oran yüzde 85 olan AB ortalamasının çok gerisinde kalıyor. Okul öncesi okullaşma oranlarında son 3 yılda gözlemlenen artışın aynı düzeyde devam edeceği var sayıldığında, 9. Kalkınma Planı dönemi sonunda öngörülen yüzde 50 okullaşma hedefine ulaşılacağı tahmin ediliyor.
Okul öncesi eğitimin niceliğindeki artışa karşın bu eğitimin niteliğinde ve işlevinin toplum tarafından algılanmasında sorun yaşanıyor. Eğitimin ileri kademelerindeki başarıya olumlu katkısı bulunan okul öncesi eğitim, toplumda bir ''bakım hizmeti'' olarak algılanıyor. Okul öncesi eğitimden 641 bin öğrenci yararlanıyor.






