Güneş gözlüğü alırken markasından, fiyatından, şeklinden çok ultraviyole filtresi var mı, ultraviyole ediyor mu, etmiyor mu özelliklerinin çok önemli olduğuna vurgu yapan Özyazıcı, nasıl bir güneş gözlüğü alınması gerektiğini şöyle anlattı:
"Ultraviyole eden her güneş gözlüğünü alabilirsiniz. Kişiler güneş gözlüğüne baktığında ultraviyole filtresi olup olmadığını anlaması pek mümkün değil. Fakat bizim ülkemiz koşullarında yasal olarak özellikle gözlükçülerde satılan gözlüklerin üzerinde sertifikalar var. Bizim ülkemiz için 'CE Sertifikası' geçerli. Bu sertifika yasal olarak geçerli bir sertifikaysa güneş gözlüğünün üzerine iliştirilmiş halde bulunur. Fakat üzerinde herhangi bir sertifika bulunmayan ya da gözlük alınan kişi tarafından doğrulama yapılamayan, bir sertifika belgesi gösterilemeyen gözlük için her zaman soru işareti olur. O güneş gözlüğünde ultraviyole etkisi olmayabilir.''
Parlak, güneşli günlerde araç kullanırken güneş gözlüğünün büyük katkı sağlayacağını ifade eden Özyazıcı, kolormatik tabir edilen güneşli havalarda koyulaşan gözlüklerin de kullanıbileceğini kaydetti. Optisyen Emre Özyazıcı, güneş ışığının zaten camlardan bir oranda filtrelendiği için göze ulaşmasının mümkün olmadığını belirtti. Özyazıcı, araç kullanan kişinin gözünde başka problemler olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini ifade ederek, "Eğer uzun süre araç kullanıyorsa göz kuruluğu da gelişebilir. Uzun süre araç kullananların önlem alması lazım. Gözünde bozukluk varsa ona göre güneş gözlüğü kullanabilir." diye konuştu.
Yanlış güneş gözlüğü kullanıldığında oluşabilecek tehlikelere de işaret eden Özyazıcı, "Teorik olarak, göz genişleyeceği için güneşin zararlı ışınlarının daha çok geçeceği ve gözün retina tabakasına zararlı olabileceği düşünülüyor. Ultraviyolenin gözde birçok hastalık oluşturma problemi var. Katarakt, sarı nokta hastalığı, bunların hepsinde suçlanabilen bir faktör. O açıdan ultraviyole ışının göze kontrolsüz girişi hastalıklara yol açabiliyor.'' şeklinde konuştu.







