Türkiye'nin bugün protokole taraf olması durumunda, 2012 yılına kadar herhangi bir yükümlülüğünün olmayacağını belirten Arıkan, ''2012 sonrasında ise mutlaka bir yaptırım olacak ama Ek-b listesi dışında bir liste oluşturulabilirse ki bunun için Kore, Meksika gibi ülkelerin adı geçiyor, Türkiye şunu savunabilecek: 'Ben daha esnek hedefler alarak, hem kalkınmama devam edip, hem de çevreyi koruyabilirim''' diye konuştu.
Arıkan, Türkiye'nin Kyoto Protokolü için hiçbir zaman söz vermediğini, bu anlamda ABD ve Avustralya'dan farklı konumda olduğuna dikkat çekerek, ''Türkiye, 'Kyoto iyi bir şeydir, yeter ki bizim konumumuz doğru tanımlansın' diyor'' dedi.
''Türkiye'nin tartışması, Kyoto Protokolü'nü imzalayıp imzalamamak değil. İmzalamamak gibi bir senaryosu yok Türkiye'nin. Protokolü imzalamanın zamanlaması, nasıl olacağı tartışılıyor.
Kyoto Protokolü, 2013 sonrasında yeni ülkelerle genişleyecekse, ilk ülkeler arasında Türkiye gelecek.
Türkiye, AB müzakerelerini Kyoto paralelinde yürütebilirse, karşılıklı fayda sağlanır. Bu, Türkiye'nin hem AB müzakere sürecini olumlu etkileyecek hem de Türkiye ile başlayacak yeni süreç, Kore ve Meksika gibi ülkelerin de sürece katılmasına destek olacak. Böylelikle Türkiye, protokolün uluslararası alandaki yönüne de katkıda bulunacak.''
SÖZLEŞME VE PROTOKOL HAKKINDA
BM Çerçeve Sözleşmesi kapsamında alacakları yükümlülüklerin belirlenmesi nedeniyle ülkelerin yer aldığı ekler, sözleşmenin en kritik ve önemli ayrıntılarından biri olarak değerlendiriliyor. Sözleşme metni ve eklerinin yazıldığı dönemde uluslararası alanda Doğu Bloku'nun yıkılması ve Varşova Paktı'nın dağılması gibi tarihi süreç göz önüne alınarak Ek-1, Ek-2 ve Ek-1 dışı olarak 3 temel ülke grubu tanımlandı.
Kyoto Protokolü'nün Ek-b listesi ise Sözleşmenin Ek-1 listesinde yer alan taraf ülkelerden oluşuyor. Ek-b ülkeleri, protokol kapsamında sınırlama getirilen altı sera gazı toplam emisyonlarını, 2008-2012 döneminde 1990 yılı seviyesinin en az yüzde 5 altına indirmeyi taahhüt ediyorlar.
Ek-1 dışı ülkeleri ise emisyonları indirme zorunluluğu olmayıp, gönüllülük esasına göre sera gazlarını azaltabilecekler. Protokolün imzaya açılması safhasında sözleşmeye taraf olmayan, ancak Ek-1 listesinde yer alan Türkiye, Ek-b listesinde yer almıyor.
Kyoto Protokolü ile devreye girecek önlemler, pahalı yatırımlar gerektiriyor. Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirmeyi amaçlayan protokol, ulaşımda ve çöp depolamada çevreciliği temel ilke olarak görüyor.
SAMANYOLU HABER -3 ARALIK 2007 PAZARTESİ






