Merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim, talebeleri ve dostlarıyla son kez dün cami avlusunda bir araya geldi. Onun bir sahabe gibi yaşadığını belirten ünlü dostları ve öğrencileri bakın neler söylediler?
Prof. Dr. Hayrettin Karaman: Arapçada 'rükn' diye bir kelime var, direk manasına geliyor. Hem İslami düşünce hem de İslami hareket ki; bundan, eğitim yoluyla İslamlaşmayı kastediyorum. Bunun rükünlerinden, direklerinden biriydi. Hem ilmi, hem ahlakı, hem hizmet aşkı hem de gerçekleştirdiği hizmetler bakımından dört özelliği kendisinde toplamış, cem etmiş nadir insanlardan biriydi.
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş: Birkaç gün önce, cumhurbaşkanımız için, "Abdullah Bey'i çok üzüyorlar. Hiç konuşmuyor musun bu çocukla? Söyleyin, biraz daha rahat olsun." demişti. Buradaki çocuk tabiri önemli. Hepimizi çocuğu gibi gördü. Hiçbir zaman karamsar olmadı.
Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu: İlmi çalışmalara başladığımdan itibaren ondan feyiz aldım. Ne zaman akademik hayatta sıkıntımız olsa, bizim için bir sığınaktı. Son dönemde aldığım bazı kararları, hep onunla istişare ettim. Tavsiyelerinin doğruluğu sonradan hep çıktı.
Hilmi Güler (Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı): Gerçek bir alimdi. Örnek bir insandı. Efendiliğiyle, insanlık değerleri bakımından önemli kişiydi. Birçok organizasyonda, projelerde birlikte olduk. Acımız gerçekten büyük.
Osman Akyüz (Türkiye Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri): Bilhassa faizsiz bankacılık konusundaki değerli görüşleri ve çalışmaları vesilesiyle yakın ilişkimiz oldu. Yöneticilerin eğitilmesinde kendisinden çok faydalandık. İslami bankacılığın duayenlerindendi.
Dr. İbrahim Uslu (Son asistanı, ANAR araştırma şirketi genel müdürü): 28 Şubat sürecinin en fırtınalı günlerinde, 'Çocuklar merak etmeyin. Bu da geçer. Biz neler gördük.' demişti. Şükürler olsun ki; hocamın dediği çıktı ve bugün bambaşka bir Türkiye'de yaşıyoruz.
Prof. Dr. Raşit Küçük (Marmara Üni. İlahiyat Fakültesi Dekanı): Ömrü boyunca ülkeye sayısız insanlar yetiştirdi. O, peygamberi olmayan bir dönemin sahabesi gibi yaşadı.
Ali Coşkun (Eski sanayi bakanı): İlim-irfan ordusunun mümtaz şahsiyetiydi. Peygamber'imizin 'İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır' sözü doğrultusunda yaşadı.
Mustafa İsen (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri): Onu, yetiştirdiği insanlar ve eserleriyle tanıdım. Onu anlamak için, yetiştirdiği insanlara bakmak lazım.
İsmail Kahraman (Eski kültür bakanı): Bilgisini paylaşmaktan zevk alırdı. Ekonominin yanında sosyal siyasetle de ilgilenirdi.
Ahmet Taşgetiren (Gazeteci-yazar): Bütün İslam âlemindeki müspet adımların hepsinde onun gayreti olmuştur. Hayatında ümitsizliğe yer yoktu. Çağrıldığı tüm toplantılara giderdi.
HABER 7 - 11 ARALIK 2007 SALI