‘Bir Arada Yaşamı ve Geleceği Kapsayıcı Eğitimle İnşa Etmek’ başlıklı rapor Türkiyeli, mülteci ve göçmen çocuklar için kapsayıcı eğitim çerçevesi öneriyor.
Türkiye’nin 2014’ten bu yana kapılarını en yüksek sayıda mülteciye açan ülke konumunda olduğu belirtilen raporda, 2016 itibariyle 2.8 milyonu aşkın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıldığı ifade edildi. Bunun Orta Doğu’da Suriyeli mülteci nüfusun yarıdan fazlası anlamına geldiği vurgulandı.
Rapora göre, Aralık 2016 itibariyle Türkiye’de okul çağındaki 833 bin 39 Suriyeli çocuktan 496 bin 653’ü okula kayıtlı. En çok Suriyeli öğrenci 29 bin 147 ile İstanbul’da. Onu 19 bin 25 ile Gaziantep, 12 bin 614 ile Bursa izledi. Çalışmada, Türkiye’de sadece Suriye’den değil, Irak, Afganistan, İran, Somali ve Orta Doğu’nun diğer ülkelerinden gelen 42 bin 221 okul çağında mülteci ve sığınmacı çocuk olduğu belirtildi.
Eğitime erişimi artırmaya, öğretim programını ve pedagojiyi iyileştirmeye, eğitim yönetişimini güçlendirmeye yönelik kamu politikası seçenekleri önerildi. Sivil toplum aktörleri ve özel sektör kuruluşlarının da çalışmaları destekleyebileceği belirtilerek, bu kurumlar için de tavsiyelere yer verildi.
Öne çıkan bulgular ve öneriler özetle şöyle:
- Kamu politikaları ve sivil toplum müdahaleleri, yalnızca mülteci nüfusun Türkiye toplumuna nasıl entegre edilebileceği değil, ev sahibi toplumlara da odaklanmalı. Bu, barış ve bir arada yaşama değerlerini savunan kolektif bir bakışı; farklı sektör ve kurumları kapsayan bütüncül bir yaklaşımı; kamusal, özel, sivil kurumlar ve ilgili bireylerin etkin koordinasyonunu gerektiriyor.
- Barış içinde ve bir arada yaşamanın desteklenmesinde kapsayıcı eğitim kritik önem taşıyor. Eğitim politikaları, hem mülteci hem de Türkiyeli çocukların tamamının etnik ve sosyoekonomik farklılıklarını göz önüne alan kapsayıcı bir eğitim çerçevesine oturtulmalı.
Hürriyet







