Kurban ibadetinin tüm yönleriyle ele alınması amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı ve Bayrampaşa Belediyesi’nin birlikte düzenlediği uluslar arası kurban sempozyumu Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapıldı.
Bayrampaşa Belediyesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliği ile gerçekleştirilen 'Tüm Yönleriyle Uluslararası Kurban Sempozyumu' ile kurban konusu Türkiye'de ilk kez uluslararası platforma taşındı. Dini, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, edebi, sağlık ve benzeri açılardan kurban konusunun akademik bir bakış açısıyla ele alındığı sempozyum Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirildi.
Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge, sempozyumla kurban konusunun Türkiye'de ilk kez uluslararası bir platforma taşındığını söyledi. Bürge, "Toplantıda, bugüne kadar çeşitli tartışma ve kamuoyunda yanlış veya eksik bilgilendirmelere sebep olan kurban konusu ele alınıyor. Ayrıca kurbanın toplumsal dayanışmayı sağlayan ve toplumun sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkıda bulunan yönü de ortaya konuluyor" dedi. Başkan Bürge, "Vatandaşlardan ricam; burada bayram boyunca kurban kesilir. Vatandaşlarımız ilk günde kurban kesmek istiyor. Artık bayramın diğer günlerinde de kurban kesimini yaygınlaştıralım" diye konuştu.
“KURBANI TARTIŞMA KONUSU YAPMAYALIM”
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez ise şunları söyledi:
"Milletlerin ve toplumların kendilerine özgü anlamlar, semboller ve değerler dünyası vardır. Birkaç yıl öncesine kadar Kurban Bayramı'nda yaşanan manzara ve çıkan tartışmalarla, bu değerler dünyasını anlama ve yorumlamakta zayıf düşüldü. Kurban ibadeti, Hazreti İbrahim'le başlayan, Hazreti İsmail'le devam eden ve Hazreti Muhammed'le süreklilik kazanan bir dini, manevi, İslami geleneğin adıdır. Sadece bir hayvan kesmekten ibaret değildir. Bizi yaratıcımıza yakınlaştırmak için yapılan ibadeti yerine getirirken, bizi ondan uzaklaştıracak her türlü davranıştan kaçınalım. İnsana sevgiyi, saygıyı, hayvana şefkati ve merhameti, temizliği asla göz ardı etmeyelim. İslam onuruna yakışır bir şekilde bu ibadeti ifa edelim. İhlasla hareket etmek çok önemlidir. Sağda, solda gördüğümüz menfi olaylardan hareketle İslam dinine can veren bu ibadetin kendisini asla tartışma konusu yapmayalım''.
Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali de 140 yıllık bir kurum olarak kurbanla ilgili son yıllarda çok önemli çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Kurban kesimi ve dağıtımında uluslar arası standartları belirleyen bir pozisyona geldik. Önce din adamlarıyla kurbanla ilgili tüm İslami bilgileri edindik. Ardından veterinerlerle görüştük, teknik ekipler oluşturduk. Poşetlerde etin ne kadar sağlıksız olacağı uyarısı alınca Et ve Balık Kurumu’na danıştık. Neticede ortak akılla, kurban etlerinin poşetlerle dağıtılması yerine 2.5 kg’lık kavurma haline getirdik. Yıl boyu da ihtiyaç sahiplerine dağıttık. Kurbanı, imamın ve kasabın katılımıyla noter huzurunda usulüne uygun kesip parçalara ayırırken bunu videoya çekip VCD oluşturduk. Kızılay’a bağış yapan herkese bu VCD’lerden hediye ettik” diye konuştu.
Tekin Küçükali, kurban ibadetinin paraya çevrilmesine karşı olduğunu vurgulayarak, “Kurban yerine bedeli sadaka ve zekat olarak verilmemeli. Kurbanlar kesilmeli ki, hem ibadet yerine gelsin, hem fakirler sevindirilsin hem de üretici kazançlı çıksın. Ayrıca bazıları et kombinelerine kurbanı veriyor. Herkes oradan et alıyor, belki de içki masasına kurban eti meze olacak. Bunu bilemezsiniz” diye konuştu.
“YILDA 600 BİN BÜYÜKBAŞ, 2 MİLYON KÜÇÜKBAŞ KURBAN KESİLİYOR”
Vatandaşlara uyarıda bulunan Bakan Eker, “Kesinlikle veteriner sağlık raporu olmayan hayvanlar yola çıkmasın, bunlar taşınmasın ve satılmasın. Hayvanların sağlıkları konusunda herhangi bir şüphe olduğunda da vatandaşlarımız, İl Tarım Müdürlüklerine, veteriner hekimlere ve denetimle ilgili birimlere bildirsinler ki, ülkemizde insanlarımıza daha hijyen, gıda güvenliğine uygun kurban kesim işi gerçekleştirmiş olalım” dedi.
Allah’a yakınlık sağlamak amacıyla belli bir vakitte ve bilirli cinsten hayvanların kesilmesini ifaden eden kurbanın insanlık tarihiyle birlikte var olageldiğini belirten Prof. Dr. Şimşek, “Kur’an’da ne vesileyle Allah’a kuban takdim ettikleri ve benzeri hususlar sarih bir şekilde ifade edilmemiş olsa da, Hz. Adem’in iki oğlunun kurbanlarından söz edilmektedir. Yine İbrahim’in oğlu İsmail ile ilgili gördüğü rüya sebebiyle kendi öz oğlunu Allah’a mutlak teslimiyetin bir sonucu olarak kurban etmeye kalkışmasından da Kur’an’da söz edilmektedir. Bu sınavda başarılı olmasının bir mükafatı olarak İsmail yerine başka bir kurbanlık verilmiştir” dedi.
“PEYGAMBERİMİZ (SAS) HER YIL KURBAN KESTİ”
Doç. Dr. Erul, kurbanın mutlaka yerine getirilmesi gereken bir vücubiyet/fariza gibi algılamanın da ‘nasıl olsa sünnettir’ diyerek hafife alınıp ihmal edilmesinin de doğru olmadığını savundu.
“Fıkhi Açıdan Kurban” konulu bir tebliği sunan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vecdi Akyüz de “Kurban kesmek; zekat, bayram namazları ve fitreyle birlikte hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Kurban, Allah’ı anma, yakınlaşma, nimetlerine şükür, sorumluluk bilincini kuşanma gibi temel işlevlere sahiptir. Gerekli şartları taşıyanlara kurban kesmek vacibdir. Bu, sünnet-i ayn-ı müekkede yani çok kuvvetli bireysel sünnet olarak ifade edilir. Buna da vacib denilir. Kişi ve kurumlara verilecek vekaletlerle kurban kesilir. Kredi kartıyla ve taksitle kurban alınıp kesilebilir. Ergenlik çağına ulaşmayanlar kurban kesmez ama anne ve babası evladı için kendisi kurban kesebilir. Kurbanlık hayvanlar yalnızca deve, sığır, manda, koyun ve keçi cinsidir. Başka hayvanlar kurban edilemez” diye konuştu.
İlk oturumun son tebliğini ise Malezya Uluslar arası İslam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mohd. Mumtaz Ali sundu. Hindistan asıllı olup Malezya’da yaşayan Prof. Dr. Ali’nin tebliğ konusu “Kurban: İnsanlığın Birliği İçin Mesaj ve Metot”tu. Prof. Dr. Ali, “Dünyada fabrikalar pirinç ve undan daha fazla silah üretmektedir. Rekabet ve egemen olma ruhuna yönelinmesi bu sonucu doğurmuştur. Bu bağlamda Kurban bayramı bize barışı, ilerlemeyi, zenginliği, ve insanlar arasında birliği sağlayacak olan kurban ete, dayanışma, kardeşlik ruhunu ortaya çıkarma gereksinimini hatırlatmaktadır” dedi. Hindistan’ın yüzde 20’sinin Malezya’nın ise yüzde 55’inin Müslüman olduğunu belirten Prof. Dr. Ali, “Kurban açısından iki ülke arasında bazı farklar vardır. Sözgelimi, Malezya’da şehirde kurban kesilmez, kırsal alanlarda kesilir. Hindistan’da ise hem kırsalda hem şehirde kurban kesilir. Malezya’da kurban derisi önemli değilken Hindistan’da çok büyük değere sahiptir. Hatta Hindistan’ın Hadrabat şehrinde birçok eğitim ve sağlık giderleri derilerden elde edilen gelirle karşılanır” diye konuştu.
Kurbana ilişkin kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi amaçlayan "Uluslararası Kurban Sempozyumu" ile ayrıca; kurbanın yalnızca dini ibadet olmayıp, toplumsal dayanışmayı sağlayan ve toplumun sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkıda bulunan yönü de ortaya konuldu. Sempozyumda kurban ibadetinin ifası esnasında yaşanan çeşitli sorunlara dikkat çekilirken, bu sorunlarla yakından ilişkili olan yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve benzeri kurum ve kuruluşların sorunlara ilişkin çözüm önerileri tartışıldı.
Toplam 40 bilimadamı, uzman ve yöneticinin de yer aldığı sempozyumda, Türkiye'den 31, Almanya, Malezya, Mısır, İngiltere ve Amerika'dan toplam 9 katılımcı bir araya geldi. Sempozyum, Kültür Bakanlığı Türk Tasavvuf Müziği açılış konseri ve protokol konuşmaları ile başladı. 8 ayrı oturum şeklinde organize edilen sempozyumda, konu başlıkları "Dini kaynaklar ve kurban", "Tarihi açıdan kurban", "Kurbanın anlamı", "Kurban ve gıda güvenliği", "Sosyal bir fenomen olarak kurban", "Türkiye ve dünyada kurban tecrübesi" ve "Küreselleşme, ekonomi ve kurban" şeklinde sıralandı. Sempozyum yarın sona erecek.
8 ARALIK 2007 CUMARTESİ






