Akıllı telefonların ve tabletlerin kullanımının artması beraberinde ilginç bir konu ve tartışmayı da gündeme getirdi. Nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, Türkiye’de teknoloji bağımlılığının yanı sıra şarj bağımlılığı olduğunu da belirterek şu bilgileri verdi:
“Aslında insanların şarj aletleriyle dolaşma ve prize yakın yerlerde oturma isteğiyle baş gösteren bu sorun gittikçe hayatın bir parçası durumuna geliyor. Şarj bağımlıları, yataklarını prize göre yerleştirirken, uzun yolculuklarda cihazlarını şarj edecek yerleri tercih ediyorlar. Gözlem ve araştırmalarımız sonucunda özellikle telefonlarının şarj durumu, bazı kişilerin güne nasıl başlayacağına da doğrudan etki ediyor. Şarj bağımlılığı olan insanların depresyona girme olasılığı diğer insanlara göre daha fazla. Bu kişilerin aklının bir köşesinde sürekli olarak telefon veya tabletlerinin şarjının bitme korkusu yer alıyor. Şarja bağımlı kalmak insanlarda takıntılara yol açarken, beraberinde obsesif kompulsif sorunları doğuruyor.
Psikiyatri uzmanı Ayhan Akçan ‘plagomani’ adı verilen kavramın bağımlılıktan çok takıntılı ruh hali olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bağımlılık kavramı, bir madde veya aşırı uğraş halinin, kişinin öznelliğini, özerkliğini ve özgürlüğünü kısıtlaması halinde ortaya çıkar. Şayet bir kişi davranışlarını akıllı telefon veya şarj aleti üzerine kuruyorsa, şarj bitince huzursuzluk çekiyorsa bu durum takıntı olarak tanımlanır. Ortada yoksunluk hali varsa bu durumda kişi bağımlıdır. Şarjı biten kişi kaygı ile beraber ‘ne yaparım’ telaşı içine giriyorsa yardım alabilir. Sürekli şarj seviyesine bakma, yedek şarj aleti taşıma hali doğru davranış biçimleri değildir. Bu tür kişilerin takıntısını farkına varıp bununla yüzleşmesi gerekir. Şarj takıntısı olanlara gün içinde bir süre cep telefonlarını kapalı tutmalarını, telefonlarından uzaklaşmalarını tavsiye ediyoruz.”
Milliyet







