Son yıllarda kanser hastası sayısındaki hızlı artışa karşın, tedavilerdeki yeni gelişmeler neticesinde kanser hastalarının tedavi oranlarında da artış yaşanıyor. Uzmanlar, bugün erken teşhis edilebilen kanserlerin yüzde 95'lere varan oranlarda tedavi edilebildiğini belirterek, 10 yıl sonra kanserin tedavi edilebilen, kronik bir hastalık olabileceğini vurguluyorlar.
Erken tanı önemli
Topuz, yaş ortalamasının yükselmesi, çevre kirliliği, gıdalardaki katkı maddelerinin artışı, ozon tabakasının delinmesi ve stresin kanser hastalıklarındaki artışın en önemli nedenleri olduğunu söyledi. Uzmanların sık sık yinelediği en önemli konu erken teşhis. Özellikle tümörün küçük olduğu durumlarda tedavi yüzde 95'lere kadar çıkıyor. Prof. Dr. Erkan Topuz, meme kanserinde tümörün 1 santimetreyi geçmediği durumlarda erken teşhis edilirse, hastalarının yüzde 95'ini kesinlikle tedavi edebildiklerini belirterek "Eğer ailede kanser varsa, kişilerin yılda bir bu kanser yönünden kontrol olması gerekiyor. Eğer bir kadında BRC1-BRC2 genleri varsa, bu kadın 85 yaşına kadar yüzde 100 kanser olacak demektir. Ama bir kadında bu geni tespit edersek, takiple ve erken teşhisle tedavi edebiliyoruz. Yine, yılda ya da 3 yılda bir yapılacak PSA testleri ile prostat kanserini erken teşhis edebiliyor ve tedavide yüzde 95'lere varan oranda tedavi edebiliyoruz" diye konuştu. "Tek başına hiçbir bitki kanseri tedavi etmez" diyen Prof. Dr. Erkan Topuz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öncelikle hastanın bir onkoloji merkezinde gerekli bilimsel tedaviyi alması gerekiyor. Bilimsel tıpta, son 20 yılda, özellikle son 5 yılda çok büyük gelişmeler oldu. 10 yıl sonra kanser de tedavi edilebilecek, kronik bir hastalık olacak."






