"Ekonomi ve siyasette reform atbaşı gitmeli" diyen ve demokrasi ile kalkınmanın birbirini tamamlayacağını ifade eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin 'türban tartışması' nedeniyle gerilen siyasi ortamı daha da germeyeceklerini ifade ederek "Önceliğimizde türban değil, ekonomik sorunlara çözüm ve AB var" dedi.
Mehmet Ali Şahin, "Eğer ekonomik alanda dünya ile rekabet etmek istiyorsak, siyasi ve demokratik alanda da dünya ile rekabet edecek hale gelmeliyiz. O bakımdan mutlaka biz ekonomide atacağımız adımları da demokraside atacağımız adımları da atbaşı götürmek zorundayız. Birini ihmal ettiğinizde tek kanatlı kuş uçmaz" diye konuştu.
"Ekonomi ve siyasette reform atbaşı gitmeli" diyen ve demokrasi ile kalkınmanın birbirini tamamlayacağını ifade eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin 'türban tartışması' nedeniyle gerilen siyasi ortamı daha da germeyeceklerini ifade ederek 5 önemli mesaj verdi.
Yaptığı değerlendirmede "Hükümetimiz daha güvenoyu almadan türban gündemi oluşmasından rahatsızım" ifadesini kullanan, Mehmet Ali Şahin, "Türban sorununu uzlaşma olmadan çözmek gayretinde değiliz" dedi.
Benzer yaklaşımı Anayasa değişikliklerinde de göstereceklerini kaydeden Mehmet Ali Şahin, AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'a Başbakanlık yolunu açacak olan 109. maddede de aynı yaklaşımı sürdüreceklerini kaydederek "Uzlaşma olmazsa Anayasa'nın 109. maddesinde değişiklik için ısrarcı olmayız" ifadesini kullandı.
Hükümetin önceliğinin ekonomik sorunlar olduğuna dikkat çekerek, Hükümetten ekonomik beklentilerin karşılanmasında ilk enstrümanın ek bütçe ile ortaya çıkacağını ifade eden Mehmet Ali Şahin "Ek bütçe ile esnaf ve KOBİ'lere kaynak sağlayarak ekonomide hareketlenmeyi başlatacağız" şeklinde konuştu. "Önceliğimizde türban değil, ekonomik sorunlara çözüm ve AB var" diyen Mehmet Ali Şahin "12 Aralık'a kadar gerekli tüm adımları atıp AB'ye bahane bırakmayacağız" dedi.
Mehmet Ali Şahin ekonomide kaynak sorununun çözülmesinde işadamlarının potansiyellerinin önemine dikkat çekerek "AB için başlatılan görüşme turlarında işadamlarımız yeni yeni bağlantılar yapıyorlar. İşte bunlar da ekonomiyi harekete geçirecek" dedi.
Tek kanatlı kuş uçmaz
Başta türban tartışması olmak üzere açıklamalarda bulunun Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin siyaset ve ekonomiyle ilgili değerlendirmeleri şöyle:
"Eğer ekonomik alanda dünya ile rekabet etmek istiyorsak, siyasi ve demokratik alanda da dünya ile rekabet edecek hale gelmeliyiz. 'Türkiye'de demokrasinin sınırlarını dar tutalım. Temel hak ve özgürlüklerle ilgili alanı biraz daraltalım, böylece rejimi korumuş oluruz. Eğer bu standartları yükseltirsek rejim burdan tehlikeye girer' düşüncesiyle bu konuda uygulamada da birtakım sıkıntılar yaşandı. Zannedildi ki, böyle yapılınca Türkiye çok daha iyi yönetilecek, ekonomik alanda da halkımız rahatlayacak. Bunun böyle olamayacağı zaten biliniyordu, olmadığını da Türkiye yaşadı. O bakımdan mutlaka biz ekonomide atacağımız adımları da demokraside atacağımız adımları da atbaşı götürmek zorundayız. Birini ihmal ettiğinizde tek kanatlı kuş uçmaz. İkisini birlikte yürüteceksiniz. O bakımdan kalkınma ve demokratikleşme birbirinin alternatifi değil birbirinin tamamlayıcısıdır."
Kopenhag kriterlerine uyum
Demokratik alanda Avrupa Birliği ve Kopenhag standartlarını Türkiye'ye taşımak gayreti içinde olacağız. Şu anda AB'den sorumlu Başbakan Yardımcımız Ertuğrul Yalçınbayır ile Adalet ve İçişleri bakanlarımız 12 Aralık'tan önceye yetiştirmek umuduyla bazı kanunlarda değişiklik yapan bir paket üzerinde çalışıyorlar. Bu Avrupa Birliği uyum paketinin uygulamadaki aksaklıklarını gidermeye de yöneliktir. Avrupa Birliği'ne şunu söylemek istiyoruz: 'Biz Kopenhag kriterlerini Türkiye'ye taşıdık. Her türlü yasal önlemleri aldık. Uygulamadaki sıkıntıları da aşıyoruz.' Bunu söylemek durumundayız ki; onlar bize müzakere tarihi vermeme konusunda bir bahane bulamasınlar. Tüm bahaneleri ortadan kaldırmak durumundayız.
Uzlaşma olmadan Anayasa değişmez
"Anayasa bir üstün hukuk normudur. Bu tür üstün hukuk normları sayısal gücü de olsa bir tek parti tarafından değiştirilmemelidir. Bunun için parlamento içi, parlamento dışı muhalefet ve sivil toplum örgütleri ile mutabakat aranmalıdır. Biz şu anda Anayasa değişikliği ile ilgili hiçbir şeyi kaleme almadık. Ama bazı şeyler tartışılıyor. Örneğin en çok 109. madde tartışılıyor.
Bu konuda mutlaka uzlaşma, mutabakat ararız. Yazılar yazılıyor, tartışılıyor, herkes fikrini söylüyor, bizde bunu istiyoruz, bunlardan yararlanıyoruz. İlerde 21. dönemde olduğu gibi bir Uzlaşma Komisyonu kurulabilir. Anayasa değişikliği ile ilgili çalışmalar öncelikle bu komisyonda ele alınır ve süreç çok daha sağlıklı işler. Dolasıyla Anayasa kısa, ayrıntılara yer vermeyen bir Anayasa olarak yeniden düzenlenecek. Ancak 109. madde dahil hepsi uyumla çıkacak. Altını özellikle çizmek istiyorum: Kişiye özgü anayasa değişikliği izlenimi vermek istemiyoruz. Gerçi Türkiye'de kişiye özgü cezalar verildi. Şimdi de bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Ama bir yanlışı bir başka yanlışla düzeltemezsiniz."
Türban öncelikli sorun değil
"Biz siyasileriz. Türkiye'deki her sorun bizim ilgi alanımıza girer. Eğitim ve öğretim hakkından yararlanmakta sıkıntı yaşadığını söyleyen öğrenciler de bizim ilgi alanımız içindedir. Sayın Baykal da seçimlerden önce bu konu gündeme geldiğinde 'Biz de bu konuyu çözmek istiyoruz. Ancak uzlaşma ile çözmek istiyoruz' demişlerdir. Son derece de haklıdırlar. Bize de sorulduğunda 'Bizim öncelikli sorunlarımız arasında yer almıyor' demişizdir. Hala da bu düşüncesindeyiz. 'Bizim öncelikli sorunumuz halkın ekonomi konusunda bir rahatlamayı sağlamaktır' demiştik. Bizim programımızda 'Başörtüsü sorunu çözülecek' diye bir ifade yoktur. Ama 'eğitim ve öğretim ile ilgili yaşanan sıkıntılar varsa sorunlar uzlaşma içinde çözülecektir' denilmiştir. Bizim asıl sorunumuz Türkiye'de halkın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları çözmektir. İkincisi Avrupa Birliği'nden bir tarih almaktır. Biz bunlarla uğraşıyoruz."
Ekonomi nasıl canlanacak?
Bu ülkede yatırım, üretim ve istihdam durdu. Varolan tesisler en düşük kapasite ile çalışır duruma geldi. Ekonomiyi canlandırmanın yolu, yatırım, üretim ve istihdamı halletmektir. Ekonominin çarkları dönmeye başladığında zaten piyasada bir canlanma kendiliğinden olacaktır. Özellikle orta ve küçük ölçekli sanayi kuruluşlarımız, esnafımız çok güç durumda.
Geçici bütçe ile KOBİ'lere destek
"Geçici bütçe ile KOBİ'lere ve esnafa destek içeren düzenlemeler getireceğiz. Kaynak aktarmayı, onlara bir miktar kredi desteği vermeyi düşünüyoruz. 420 bin civarında esnaf kepenk kapatmış durumda, 2 yıl içerisinde, acaba biz bunları tekrar nasıl açtırabiliriz? İşyerleri yeniden nasıl faaliyete geçebilir? İki milyona yakın insan işini kaybetmiş acaba iş sahaları açılınca bu insanlar yeniden işine kavuşur mu? Tabi ki kavuşmalıdır. Yeni istihdam alanları, yeniden ekonominin çarklarının dönmeye başlaması, piyasada üretimi artıracak. Üretim istihdamı getirecek, tabi ki piyasada para dönmeye başlayacak."
Emekli ve memura da kaynak lazım
"Ayrıca bizim mutlaka memurumuza, işçimize, emeklimize bir miktar ekonomik kaynak da aktarmanın çabasında olmalıyız. Milletin cebine biraz para girmeli ki, gitsin piyasada alışveriş yapmaya başlasın. 'Bugün ben dükkanı siftahsız kapattım' diyen insanların sayısı azalırsa, 'İşler düzeliyor' güveni de gelecektir. O zaman ekonominin çarkları dönmeye başladığında bu güven farklı olumlu yönleri de getirecektir. Bunun önemi, planı ve çabası içindeyiz."
Kaynak ve yabancı sermaye
"Üretimi harekete geçirdiğimizde ihracatla ilgili adımlarda attığımız da kaynaklar da harekete geçecek. Genel başkanımızla birlikte sivil toplum kuruluşlarının başkanları da yurt dışına gidiyor. Çok memnuniyet verici bağlantılar kurdular. Bazı şeyler birdenbire olmuyor. Elimizde sihirli değneğimiz yok. Türkiye'nin yabancı sermayeye şiddetle ihtiyacı var, Türkiye'de istikrarlı bir hükümet görülürse, bu ülkede yatırım yaptığınızda ilerde kayba uğramayacağını garanti ederse gelir burda yatırım yapar. Bunlar hep birbirine bağlıdır. Bu ekonomik adımları biz atmayı planladık."
Şahin'den 5 önemli mesaj
1- Hükümetimiz daha güvenoyu almadan türban gündemi oluşmasından rahatsızım.
2- Uzlaşma olmazsa Anayasa'nın 109. Maddesi'nde değişiklik için ısrarcı olmayız.
3- Ek bütçe ile esnaf ve KOBİ'lere kaynak sağlayarak ekonomide hareketlenmeyi başlatacağız.
4- AB turlarından ihracatçı ve işadamlarımızın yeni bağlantıları da çıktı.
5- Önceliğimizde türban değil, ekonomik sorunlara çözüm ve AB var. Gerekli tüm adımları atıp AB'ye bahane bırakmayacağız.
DÜNYA - 26.11.2002