İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Katkıda bulunmak istiyorum
×
Katkıda bulunmak istiyorum
×
İmsak03:30 Güneş05:26 Öğle13:07 İkindi17:06 Akşam20:39 Yatsı22:27
Hava - Parçalı Bulutlu 16°C Nem %72
Türkçe
11 Şevval 1441 3 Haziran 2020 Çarşamba Saat: -
Menü

Öğrenmek kalpten kalbe geçiştir!

Öğrenmek kalpten kalbe geçiştir!

19.09.2018

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk; “her çocuğun müfredatı kendi içinde gizlidir” demiş.
Elbette pek çok anlamı içinde barındırıyor bu sözler. Belki kastının ötesinde, biz muhataplar için elverişli bir tefekkür imkânı sunan bu sözlerden yola çıkarak, acizane, eğitim kültüründen dem vurmaya çalışacalım. Çünkü bütün sorunlarına ve somut yöntem tekliflerine rağmen eğitimin biraz da kültür olarak ele alınması gerektiğine inanıyorum.

Yani zihne ve gönle iyice yerleşerek bir toplumun insana ve kâinata bakışını, sanatını, küresel ölçeklere uyum sağlama kabiliyetindeki yerel geleneklerini, gündelik hayatını, farklı yaşam tarzlarını velhasıl medeniyet değerlerini ihya edecek şekilde dönüştürme kudretini haiz bir yaşayan kültür olarak bakalım diyorum eğitime.

Evet, böyle diyorum çünkü her birimizin (geçmişte veya bugün çocuk olmaklığımız hasebiyle) içimizde yazılmakta olan bir müstakil müfredatımız gerçekten de var. Bu meşrepten meşrebe, mizaçtan mizaca değişen biricik müfredatın aslında harfleri yoktur bana göre. Gönül kitabıdır o.

Misal, çocuğunuz çok çalışır ama bir türlü iddialı bir bölümü kazanmayı becerecek kadar matematikten, fizikten vesaire yana kabiliyetli değildir. Biraz dürtüklersiniz, mesela onun el işlerindeki kabiliyetini fark edersiniz. Çocuk zanaata, tamire, elleriyle inşa etmeye, boyamaya, kesip biçmeye, taş işleme gibi ince el işlerine vesaire eğilimlidir.

Şimdi bu çocuğun okuyup üniversitede geçerli bir bölüm tutturma zorunluluğu, içindeki bu eğilimi, doğuştan getirdiği bu kabiliyeti perdelediği gibi, kendi içindeki müfredatı yazmasına da takoz koymuyor mu? Ya onun içinde gizli müfredat; taşı toprağı madeni işleyip boşluklarına biçim ve ruh verme sanatını usul usul yazıyorsa?

Biri bir binaya bakıp taş yığını görürken, biri de ona baktığında mana görür. Bizzat içinden bakmaktadır çünkü. İşte varlığa içinden bakana, eşyanın vücuda gelme hikmetinde kendi kalbinin yansımalarını bulan gençlere ne vaat ediyor mesela bugün üniversiteyi kazanma kriterlerimiz, başarı ölçülerimiz?

Bugün içindeki maneviyatı elleriyle icra etmeye eğilimli bir gencin toplumsal düzeyde kabul gören bir meslek edinmesi neden böylesine zor? Neden son derece vasat ve demode bir talim terbiye çerçevesine sığdırılmaya mahkûm bırakılıyor gençlerin içinde saklı müfredat, nam-ı diğer cevher?

Bu sıkışıklığa bir de rekabet sebebiyle ezberî eğitim yöntemlerini ekleyin. Test başarısına endekslenmiş bir eğitimle çocuğun gönül kitabının sayfalarında saklı o müfredatın okunması / yazılması nasıl mümkün olabilir ki?

Dahası hangi öğretmen, hangi usta, rehber, eğitimci, hangi hoca (ne ad verirseniz verin) bu çocuğun içinde saklı müfredatı tatbik etme donanımına sahip bir eğitimden geçiyor bugün acaba? Hangi eğitmen çocukların mizacına, kabiliyetine, eğilimine uygun olanı seçip yönlendirecek ve uygulamayı takip edecek bir hür ufka, bir zevk ve ehliyete, bir hayat tecrübesine sahip olacak bir tedrisattan geçiyor?

Elbette kişisel gayretler ve çok kıymetli çabalar mevcut. Lakin sistemi bütün olarak ele alınca asıl öğretmenlerin seviyesini yeniden yükseltmenin elzem olduğuna varıyoruz.

Ustalar der ki, öğrenmek kalpten kalbe geçiştir. Çocuğun gönlüne değmeden, puana, skora, sonuca odaklı tektip bir ezberî eğitimden geriye çocuğun aleminde ne kalıyor ki, onunla medeniyet değerlerini ihya etmeye heves etsin?

Aktarım kültürüyle ne kadar nefsinden geçirebiliyor bugün çocuklar öğrendikleri bilgiyi? Katmansız, yüzeysel, sığ bir dönüştürmeyle müsamere kıvamında ortaya çıkan eserlere bakarak hangimiz bir medeniyet kanatlanmasından bahsedebiliyoruz?

Bilgiyi nasıl dönüştürüp yaşayan bir kültür olarak insan kalbine değer hale getirebilirler bu seviyede? Kitap sayfasından yani aktarımdan yaşantıya yani tatbikata, uygulamaya geçmeyen hangi bilgi gerçeğe hizmet edebilir?

Bilginin ilmî kaynağı yazılı olsa da bilgi insandan öğreniliyor. Şimdi burada bir duralım artık. Yoksa İNTERNETTE derslerde okuduklarımızın çok daha ötesinde, sınırsız bilgi var. Ama bunu bize bir hayat bilgisi kıvamına dökerek, gönlümüzün semalarından arzına indiren, bizi dönüştüren eğer işini hakkıyla yapan bir öğretmense, ancak o zaman bilgi canlanmış demektir.

Leyla İpekçi

Diğer Haberler

Online Sağlık Zirvesi

Sağlık ve Yaşam Derneği (SAYADER) online ortamda ve dileyen herkesin izleyebileceği Sağlık Zirvesi düzenliyor.
29.05.2020

Çocuklar D vitamininden mahrum kalmamalı

Uzmanlar COVID-19 salgınıyla mücadele kapsamında sokağa çıkmaları kısıtlanan çocukların D vitaminine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
27.05.2020

Oruç sonrası beslenme düzeni nasıl olmalı?

Bayram gelirken uzmanlar oruç sonrası beslenme konusunda tavsiye ve uyarılarda bulundu. Özellikle bayramda dikkatli beslenmek hayati öneme sahip.
22.05.2020

İnci kefalinin tersine göçü başladı

Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin, her yıl olduğu gibi bu yıl da tatlı su ağızlarına doğru göçü başladı.
18.05.2020
Müzik Yayını
Sırada >>
×
Sıradaki

Hadislerle Günün Duası

Müzik Yayını
5sn
5sn
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin