Bugün ecdadımızın ‘Akvam-ı Beşer’e karşı ölüm-kalım mücadelesini verdiği gün... Bugün vatan toprağını çiğnetmemek için, Kur’an’ı, al sancağı yere düşürmemek için 250 binden fazla şehit verdiğimiz gün... Bugün tarihe “Çanakkale Geçilmez” ibaresinin altın harflerle düşüldüğü Çanakkale Destanı’nın 92. yıldönümü...
Bugün, ecdadımızın en gencinden en yaşlısına kadar vatanı ve namusu için gözünü kırpmadan canını feda ettiği gün... Bugün dünyanın en donanımlı ordularına karşı imanın zafer günü... Bugün dünyayı sömürge imparatorlukları haline getiren İngiliz ve Fransız ordularının donanmalarıyla Çanakkale’ye saldırılarının 18 Mart 1915’te püskürtüldüğü gün... Bugün 250 binden fazla şehit verdiğimiz ve tarihe “Çanakkale geçilmez” ibaresinin altın harflerle yazıldığı Çanakkale Destanı’nın 92. yıldönümü...
CANIMIZI VERDİK, İSTANBUL’U VERMEDİK
Osmanlı Devleti’nin Almanya’nın başı çektiği İttifak Devletleri’nin safında I. Dünya Savaşı’na girmesiyle birlikte Rusya’nın İtilaf Devletleriyle bağlantısı koptu. Müttefiklerinden yardım alamayan Rusya’nın büyük sıkıntılar çekmeye başlaması üzerine İngiltere ve Fransa Osmanlı’nın başkenti İstanbul’u ele geçirmek üzere 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na büyük bir donanma gönderdi. Emperyalist donanmanın Çanakkale Boğazı’na gelmesiyle birlikte I. Dünya Savaşı’nın en kanlı çarpışmalarının yaşandığı Çanakkale cephesi açıldı. İngiltere ve Fransa, müttefikleri Rusya ile birleşerek savaşın seyrini lehlerine çevirmek istiyordu. İtilaf Devletleri; Osmanlı Devleti’ni safdışı bırakmak, Rus ordusuna gerekli askeri yardımı ve malzemeyi hızlı bir şekilde ulaştırmak, Kafkasya cephesinde bunalan Rusya’yı rahatlatmak ve Osmanlı ordusunun geri çekilmesini sağlamak için Çanakkale Boğazı’na saldırı düzenledi. İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Çanakkale Boğazı’ndan geçişlerine 18 Mart 1915’te başarıyla karşı konuldu. İtilaf Devletleri donanması ağır kayıplar verince, Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarıp, kara muharebelerini başlatma kararı aldı. 25 Nisan 1915’te Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetleri, Conkbayırı’nda durduruldu. Çanakkale’nin geçilemeyeceğini anlayan İngiliz ve Fransızlarla bunların sömürge askerleri 19-20 Aralık 1915’te Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 8-9 Ocak 1916’da da Seddülbahir’den kesin olarak çekildi. Düşman kuvvetlerin Çanakkale’den çekilmesiyle birlikte cephe Osmanlı İmparatorluğu’nun kesin zaferiyle kapandı.
İMAN GÜCÜ VE İLAHİ YARDIMLA KAZANILDI
İngiltere ve Fransa, donanımlı büyük ordularla Çanakkale’ye saldırırken, Osmanlı ordusu teknolojik anlamda düşman ordusunun çok gerisinde bulunuyordu. İtilaf Kuvvetleri Çanakkale’ye saldırırken, birkaç günde Osmanlı ordusunu dağıtıp imparatorluğun başkenti İstanbul’a girmeyi hedefliyordu. Ancak İngilizler, Osmanlı ordusunun iman gücünü unutuyordu. Ecdadımız cephede düşmanla çatışırken bir elinde silah bir elinde Kur’an-ı Kerim bulunuyordu. Savaş boyunca Osmanlı ordusunun imdadına yetişen ilahi yardım pek çok kişi tarafından gözlemlendi ve kayıtlara geçti. Bir İngiliz alayının bulutların arasında kaybolması buna en güzel örneği oluşturuyor. İngiliz resmi kayıtlarına da geçen olayda; bir alay Yeni Zelandalı asker, 21 Ağustos günü Korudağı üzerindeki bir bulut kümesi içine girip gözden kaybolur ve bulutların havaya yükselmesinin ardından bölgedeki askerlerin tamamı kaybolur. İngilizler, Osmanlı’dan 1918’lere kadar bu alayın akıbeti hakkında bilgi istemiştir. Ancak Osmanlı Devleti, savaş kayıtlarında bu birliğe ait bilgiye rastlanmadığını açıklamıştır.
VE SEYYİD ONBAŞI...
Bunun dışında da pek çok olay yaşandı. Savaş boyunca her taş, her ağaç, her dere, bir olağanüstülüğe sahne olmuştur. Her biri kahramanlaşan Derviş Ali, Ezineli Yahya Çavuş, Mehmet Çavuş, Bekir Çavuş, Asteğmen Muzaffer, Hacı Mesut, 276 kiloluk top mermisini topun namlusuna süren Seyyit Çavuş, Çanakkale’de yaşanan kahramanlığın somut örneklerinden birkaçı olarak tarihe geçti. Savaştan sonra yaşanan olayın simgelenmesi için Seyyit Çavuş aynı ağırlıktaki mermiyi kaldırıp, fotoğraf çektirmek istedi, ancak başarılı olamadı. Fotoğraf ise ancak merminin maketiyle çekilebildi.
Çanakkale Zaferi, dünya tarihi açısından da büyük önem arz ediyor. Çanakkale Savaşları kaybedildiği takdirde bütün Anadolu işgalci kuvvetlerin eline geçebilecekti. Ancak imanlı askerlerin verdiği mücadeleyle işgalci Batı’ya yüzyıllar boyu unutulmayacak bir tokat indirildi. Boğazların kapanmasıyla müttefiklerinden gerekli yardımı alamayan Çarlık Rusyası’nda 1917 yılında Bolşevik Devrim olmuş ve Rusya savaştan çekilmek zorunda kalmıştır. İtilaf Devletleri ise savaşı Rusya’nın yerine ABD’nin savaşa katılmasıyla lehlerine çevirebilmişlerdir.






