Yeni tersaneler için izin dört yıl önce verildi. Denizcilik Müsteşarlığı, Tuzla sahilindeki 350 bin metrekarelik alanı, inşaat bitiminde yüzde 40'ı kendisine devredilmek üzere, Dalsan Liman İnşaatı, Tarama, Gemicilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne 49 yıllığına tahsis etti. Projeye göre, dolgusu yapılacak kıyıda gemi inşa-bakım-onarım ve havuz inşa edilecek.
GİSBİR, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'na yazdığı 19 Kasım 2004'teki yazısında, projenin araştırma ve ön çalışmadan yoksun anlayışla hazırlandığını, sektörün fiziksel ve ticari bakımdan önünü kapayacağını savunarak, itiraz etti. Yazıda şöyle denildi:
GİSBİR 'Olmaz' dedi ama...
"Projeye müsaade edilirse Tuzla tersanelerinin ancak kendi ihtiyacını karşılayak genişlikte olan ve genişleme imkânı olmayan anayolundaki kara trafiği ile tersaneye girecek çıkacak gemilerin trafiğine liman ağızlarının paralel olması nedeniyle engel oluşturabileceği ve trafiği felç edeceği ve olası yangın halinde gemilerin çıkarılması gerekli olduğundan, ikinci liman oluşumunun risk yaratacağı ve trafik karmaşası nedeniyle tersanelerimizin gelişmesini engelleyeceği..." İtirazlar sonucu proje, üç yıl sonra, geçen yıl uygulamaya koyuldu. GİSBİR, dolgu malzemeleri için Tuzla Belediyesi'ne şikâyette bulununca 15 gün iş durduruldu. Ancak iş kazalarına ilişkin önlem alınmadığı, sekiz ayda 19 işçinin öldüğü Tuzla, 2008 yılına 'dolgu' ile girdi.
Bayrak, başkanı olduğu işverenler örgütü adına rahatsızlığını gizlemiyor. Bayrak "Bütün İstanbul'un çöpü buraya dökülmeye başlandı. Şikâyet edince durduruldu. Denizden dolgu yapacaklardı, karadan yapmayacaklardı. O yoldan geçmek mümkün değil, kazalar da oluyor" diye konuşuyor.
Bayrak, Tuzla'nın artık yeni bir tersaneye daha tahammülünün kalmadığını savunup şunları söylüyor:
"Buranın hacmi kaldırmaz. Yeter artık. Yol yok, genişleme şansı yok. Denize doldurarak, ekolojik dengeyi bozarak büyüme olur mu? Tuzla kapasitesinin üzerinde yük taşıyor."






