Her gün kullandığımız birçok üründe bulunan ve mikroskobik parçaları gıda, hava ve toz yoluyla vücuda giren bir madde, dünya çapında yaklaşık 2 milyon erken doğuma katkıda bulunmuş olabilir.
Söz konusu kimyasal madde, kozmetiklerde, deterjanlarda, böcek kovucularda ve diğer ev ürünlerinde kullanılıyor. Geçmişte diğer birçok sağlık sorununun yanı sıra kanser, kalp hastalığı ve kısırlıkla da ilişkilendiriliyor.
Bilim insanları ftalatların hamileliği düzenleyen hormonları bozarak erken doğum riskini artırabileceğine inanıyor. Bu durum plasentada iltihaplanma ve stresi tetikleyebilir ya da plasentanın işleyişini etkileyerek doğumun çok erken başlamasına yol açabilir.
Kesin mekanizmalar hala araştırılıyor olsa da, bu kimyasallar yaygın ölçüde "endokrin bozucu" olarak kabul ediliyor. Bunlar fetal gelişime de müdahale edebilir.

Erken doğum, bebek ölümlerinin ve uzun süreli sakatlıkların önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam ediyor.
Sağlık kuruluşlarına göre hamileliğin 37. haftasından önce doğan bir çocuğun yaşam boyu öğrenme ve gelişimle mücadele etme riski daha yüksek. Erken doğumlar da bebek ölümlerinin önde gelen nedeni.
Analiz bulguları, mevcut maruziyet verilerini bilinen sağlık riskleriyle birleştiren modellemelere dayanıyor, yani gerçek etki daha düşük veya daha yüksek olabilir.
Euronews