Kalabalık ortamlarda veya konuşma sırasında hapşırığı tutmak masum bir davranış gibi görünse de uzmanlar, hapşırmanın bastırılmasının ciddi yaralanmalara yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Hapşırma, burundaki toz, polen, bakteri ve diğer tahriş edici maddelerin dışarı atılmasını sağlayan doğal bir savunma mekanizması. Hapşırık sırasında solunum yollarında oluşan basınç, hapşırığın tutulmasıyla normalin yaklaşık 5 ila 24 katına çıkabiliyor.
Bu yüksek basınç, kulak zarının yırtılması ve işitme kaybı, orta kulak enfeksiyonu, göz ve burundaki küçük kan damarlarının hasar görmesi gibi sorunlara neden olabiliyor. Nadir durumlarda ise diyafram yaralanması, akciğer çökmesi, beyin anevrizmasının yırtılması ve boğazda yırtılma gibi ciddi komplikasyonlar görülebiliyor.
Hapşırığı tutmak ayrıca göğüs ağrısına ve bazı durumlarda kaburga kırıklarına yol açabiliyor. Ancak hapşırmanın veya hapşırığı tutmanın kalbin durmasına ya da doğrudan kalp krizine neden olduğuna ilişkin bir bulgu bulunmuyor.
Uzmanlar, hapşırık geldiğinde onu zorla bastırmak yerine, mümkünse çevreye yayılımı azaltacak şekilde ağız ve burnun kapatılmasını öneriyor. Hapşırığı tetikleyen toz, duman ve polen gibi maddelerden uzak durmak da hapşırmayı azaltmaya yardımcı olabiliyor.