Dünya gündeminde geniş yankı uyandıran, şimdilik üç kardeş halklar ülkesinin ortak iş birliği ve savunmada birleştiği Mekke İttifakı genişleyebilir.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında tarihî "MEKKİ Anlaşma", 24 Safer 1448 Cuma, 07 Ağustos 2026 günü, Mekke’de imzalanmıştı.
Ardından üç ülkenin temsilcileri, 31 Ağustos’ta İstanbul’da bir araya geldi. Toplantının ardından yayımlanan ortak açıklamada, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgesel barış ve istikrar için birlikte çalışma kararlılığını teyit ettiği belirtildi. Ayrıca Mekke Anlaşması kapsamındaki iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması konusunda mutabakata varıldığı aktarıldı. Akabinde Eylül ayında da Mekke Savunma İttifakı'nın ilk genel sekreterinin belirlediği açıklandı.
İran’dan Destek ve Katılım Açıklaması
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mekke İttifakı’na katılmaya hazır olduklarını açıkladı. Pezeşkiyan, Müslüman ülkelerin ortak hareket etmesinin önemine değinerek, bölgesel ayrılıkların aşılması gerektiğini dile getirdi.
Mekke İttifakı'nın Müslüman ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendirebilecek önemli bir adım olduğunu ve bu girişime katılmaya hazır olduklarını belirten Pezeşkiyan, "Bu önemli bir adım. Müslümanlar birleşmeli. Bu süreçte yer almaya hazırız" dedi.
İran Cumhurbaşkanı yakın zamandaki bir başka röportajında da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'nın, Müslümanların birleşmesi adına atılmış bir adım olduğunu söylemişti.
“Sağduyulu İttifak Çağrısı” Bir Kez Daha Anlam Kazandı
Bölgesel gerginliklerin artırılmaya çalışıldığı bugünlerde yaşanan gelişmeler İslam ülkelerinin birlikteliğini sağlamlaştırması gerektiğini ortaya koyuyor.
AKRA’da uzun yıllardır gündeme gelen “Sağduyulu İttifak Çağrısı”; Şii-Sünni ayrımı gözetmeksizin inanç kardeşliği ve diğer ülkelerle ortak barış ve güvenlik paydasındaki iş birliğini bir kez daha hatırlatıyor. 1931 yılında İslam Genel Kongresi’nde alınan kararlar, günümüze de önemli mesajlar içeriyor.
Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan 1996 yılında dikkat çekmişti
Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan; Ağustos 1996 tarihinde kaleme aldığı yazısında; Türkiye'nin, özellikle İran başta olmak üzere komşularıyla tarih, dil, kültür, ticaret, ulaşım, eğitim ve savunma gibi alanlarda ilişkileri bulunduğunu ve ortak tarih ve kültürel bağlar temelinde bu birlikteliği sürdürmesi gerektiğini şu ifadelerle vurgulamıştı:
“İran ve diğer Müslüman komşu ülkelerle bölgesel, özel ve daha candan ilişkiler kurmak, dünya üzerinde yepyeni ve dosdoğru bir hak düzeni tesis etmek için iş birliği yapmak konusunda canla başla çalışmaya devam edelim.”