19.09.1991 Efendimizin Üstünlüğü

19.09.1991 Efendimizin Üstünlüğü
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki;
Ene seyyidü'l-mürselîn izâ bu'isû. "Ba'sü ba'de'l-mevt'ten sonra, ben peygamberlerin serveriyim, seyyidiyim, efendisiyim."
Ba's olundukları zaman peygamberler var, yaşlıları var, gençleri var, Hz. Âdem atamız var, ak sakallı, İbrahim aleyhisselam var... Hepsi Peygamber Efendimiz'in zaten sevdiği, hürmet ettiği kimseler ama Peygamber Efendimiz, makâm-ı Mahmûd'un sahibi O. Ba's olundukları zaman efendi O, bir.
Ve sâbikühüm izâ veradû. "Cennete girip de havz-ı kevserin başına doğru gidecekleri zaman, o gidiş esnasında en evvel gideni olacağım." Hepsinin başında olacağım, en evvel gideni olacağım.
Ve mübeşşiruhüm izâ üblisû. "Hepsinin me'yus olduğu, kendisinin korku içine düştüğü, "acep Rabbü'l-âlemîn nasıl muamele eder" diye çekindiği zamanda, hepsine müjdeyi verecek olan benim."
Herkes kendi [derdine düşmüşken,] bütün insanlar peygamberleri dolaşacaklar, şu mahşer gününde aman diyecekler, hepsini dolaşacaklar, herkesin, hepsinin bir sıkıntısı, bir üzüntüsü, bir derdi, bir telaşı, bir korkusu, bir çekindiği nokta olacak... Peygamber Efendimiz müjdeci, mübeşşir...
Ve imâmühüm izâ secedû.
"Saf bağlayıp namaz kıldıkları, secde ettikleri zaman imamları, Peygamber Efendimiz..." En son gelmiş ama Peygamber Efendimiz imamları.
Ve akrabühüm meclisen ize'c-teme'û.
"Rabbü'l-âlemîn'in huzûr-u izzetinde toplandıkları zaman Rabbü'l-âlemîn'e en yakın olanları Peygamber Efendimiz."
Hepsi Allah'ın sevgili kulu, hepsi Allah'ın peygamberi ama Allah'a en yakın olanı, Peygamberimiz Muhammed-i Mustafâ...
Allah şefaatine cümlemizi nâil eylesin.
Etekellemü fe-yüsaddikunî.
"Ben konuşacağım, Rabbü'l-âlemîn beni tasdik edecek." Ben konuşacağım, âlemlerin rabbi, "Evet, doğru, öyledir, tamam." diye beni tasdik edecek.
"Beni tasdik edici."
Ve eşfe'u fe-yüşeffi'unî.
"Ben de şefaat dileyeceğim, ümmetime şefaat dileyeceğim, yâ Rabbi affet bunları diyeceğim; şefaatimi Allah kabul edecek."
