11.02.1992 - İslam Bütün Peygamberleri Kabul eder

11.02.1992 - İslam Bütün Peygamberleri Kabul eder
İlâhî kitap Kur'ân-ı Kerîm, bütün semavî dinlerin hakikatlerini içinde toplamıştır. İnsanlığa lâzım olan bütün malzeme Kur'ân-ı Kerîm'dedir. İslâm'ın öğrettiği hususlar bozulmadan bize kadar gelmiştir. Bir bilim adamının olanca titizliğiyle, Peygamber Efendimiz'in hayatının gecesi gündüzü, özel hayatı, ailevî, siyasî ve içtimaî hayatı, seferleri, sözleri konuşmaları tespit edilmiştir. Yine bir batılı alim, "Dünya üzerinde hiçbir insanın hayatı bu kadar detaylı tespit edilmiş değildir." diyor. Peygamber Efendimiz kadar, hayatının bütün ayrıntısı bu kadar detaylı tespit edilmiş bir kimse daha yoktur. O halde, bir peygamber bütün haberleriyle, karşımızda numune olarak duruyor.
Kur'ân-ı Kerîm'in bir harfi değişmemiştir. İndiği zamandan günümüze kadar hâlen elimizde. Müzelerde Kur'ân-ı Kerîm'in eski nüshaları vardır.
Topkapı Sarayı Müzesi'nde Hz. Ali Efendimizin imzasını taşıyan nüsha vardır. Bizim hocamız, Edebiyat Fakültesi'nde beynelmilel madalyalar almış, profesör Ahmet Bey vardı. "Arkasında Aliyyübnü Ebû Tâlip, diyor. Hâlbuki muzafun ileyh olarak ‘ibn' kelimesinden sonra normal olarak imzada ‘Aliyyübnü Ebî Tâlib' demesi lâzım. Klasik gramer kaidesi böyle. Sanki gramer kaidesine aykırı gibi ‘Ebû Tâlib' diye yazılıyor, ‘ibn'den sonra muzafun ileyh olarak mecrur sîga kullanılmıyor." İşte bu, diyordu bizim profesör, bu nüshanın Hz. Ali'nin imzasını taşıyan gerçek nüsha olduğunu gösterir. Çünkü o zamanın gramer kaidesi öyleydi. O arkaik gramer kaidesini muhafaza ettiğine göre, esas nüshadır. Taklit olsaydı "Aliyyübnü Ebî Tâlib" şeklinde yazacaktı. Taklit olmadığı için ‘Ebû Tâlib' olarak yazıyor. Tabi şimdi sayfalarını inceleyerek zamanını bulmak mümkün. Ama bir delil de bu. Kur'ân-ı Kerîm elimizde aynen mevcut.
Peygamber Efendimiz'in hayatı, gün gibi ortada ve dinimiz bütün peygamberleri tanıyor. Mesela bir hıristiyan Allah'ın bir peygamberini reddetmek durumunda. Ama İslâm'da bir red durumu yok. Elhamdülillâh! Allah'ın bütün peygamberlerini kabul ediyoruz. Hepsinin adı anıldığı zaman aleyhisselâm diye söylemek terbiyemiz olmuş. Musa aleyhisselâm, o ne demek? "Ona selam olsun" demek. İbrahim aleyhisselâm. Hatta o kadar seviyoruz ki, isim koyuyoruz. Aramızda Musa isminde, İsa adında insanlar vardır. Yakup, Yusuf, Eyüp, Şuayıb… Tevrat'ta ve İncil'de ismi geçen bütün peygamberleri o kadar seviyoruz ki, çocuklarımıza isim olarak koyuyoruz.
11.02.1992 -
İslam Güzelliğe, Temizliğe,
11.02.1992 -
İslam Bütün İnsanlık
